KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/6994 E., 2024/14766 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 1989/158 E., 1990/148 K.
- Şikâyetçi
- **** ****
- Hükümlü
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/44148 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/1990 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın anılan Mahkemece verilen hükümle bir ilgisinin olmadığına, kimlik bilgilerinin yanlış olduğundan dolayı adli sicil ve arşiv kaydından anılan kararın silinmesini içeren 05/02/2019 tarihli talebi üzerine, dosyanın UYAP sitemine kaydedilmesine, Mehmet ve Zeynep oğlu 1965 doğumlu ...
Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralı ...'nin dosyaya sanık olarak dahil edilmesine ve yargılamanın yenilenmesine ilişkin Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2019 tarihli ve 1989/158 esas, 1990/148 sayılı ek kararını takiben sanığın talebinin mahkemece ek karar verilmek suretiyle giderilebilecek bir hata olduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesine yer olmadığına dair Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2022 tarihli ve 2019/318 esas, 2022/2299 sayılı kararının ardından sanık Mehmet ve Zeri oğlu ... hakkında verilen kararın kaldırılmasına dair Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2023 tarihli ve 2019/318 esas,
2022/2299 sayılı ek kararının, hükmün kesinleşmesinden sonra hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/1989 tarihli ve 1989/1141 hazırlık, 1989/504 esas, 1989/258 sayılı iddianamesi ile hırsızlık suçunu işlediği iddiasıyla Mehmet ve Zeynep oğlu 1965 doğumlu, Şanlıurfa Dağyanı nüfusuna kayıtlı ... hakkında kamu davasının açılmasının ardından, Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/1990 esas, 1989/158 esas, 1990/148 sayılı kararı ile Mehmet ve Zeri oğlu 1967 doğumlu Şanlıurfa Dağyanı nüfusuna kayıtlı ...'nin mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07/12/2020 tarihli ve 2020/23561 esas, 2020/18096 karar sayılı ilâmı ile; "....5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesi gereğince, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği gözetilmeden, Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarihli ve .... sayılı iddianamesi ile ... ve ... oğlu, ....doğum tarihli olan .... hakkında kamu davası açılmasına rağmen, Mahkemece hakkında dava açılmayan ... ve .... oğlu, .... doğum tarihli ... hakkında karar verilmesinde isabet görülmemiştir.... " şeklinde de belirtildiği üzere,
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesi gereğince, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği gözetilmeden, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/1989 tarihli iddianamesi ile Mehmet ve Zeynep oğlu 1965 doğumlu ... hakkında kamu davası açılmasına rağmen, anılan sanığın eylemi hakkında herhangi bir hüküm kurulmamasında,
2- Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/1989 tarihli iddianamesi ile Mehmet ve Zeynep oğlu 1965 doğumlu ... hakkında hakkında kamu davası açılmasına rağmen, Mahkeme tarafından sanık ile isim benzerliği bulunan Mehmet ve Zeri oğlu 1967 doğumlu ... hakkında yargılama yapılıp anılan şahsın cezalandırılmasına karar verildiği cihetle, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği sabit olmakla beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.1990 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün anılan Mahkemece verilen hükümle bir ilgisinin olmadığına, kimlik bilgilerinin yanlış olduğundan dolayı adli sicil ve arşiv kaydından anılan kararın silinmesini içeren 25.02.2019 tarihli talebi üzerine, dosyanın UYAP sitemine kaydedilmesine, Mehmet ve Zeynep oğlu 1965 doğumlu ...
Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralı ...'nin dosyaya sanık olarak dahil edilmesine ve yargılamanın yenilenmesine ilişkin Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli ve 1989/158 Esas, 1990/148 Karar sayılı ek kararını takiben sanığın talebinin mahkemece ek karar verilmek suretiyle giderilebilecek bir hata olduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesine yer olmadığına dair Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2019/318 Esas,
2022/2299 Karar sayılı kararının ardından sanık Mehmet ve Zeri oğlu ... hakkında verilen kararın kaldırılmasına dair Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli ve 2019/318 Esas, 2022/2299 Karar sayılı ek kararının, hükmün kesinleşmesinden sonra hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.1989 tarihli ve 1989/1141 Hazırlık, 1989/504 Esas, 1989/258 sayılı iddianamesi ile hırsızlık suçunu işlediği iddiasıyla Mehmet ve Zeynep oğlu 1965 doğumlu, Şanlıurfa Dağyanı nüfusuna kayıtlı ... hakkında kamu davasının açılmasının ardından, Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.1990 tarihli ve 1989/158 Esas, 1990/148 Karar sayılı kararı ile Mehmet ve Zeri oğlu 1967 doğumlu Şanlıurfa Dağyanı nüfusuna kayıtlı ...'nin mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesi gereğince, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği gözetilmeden, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.1989 tarihli iddianamesi ile Mehmet ve Zeynep oğlu 1965 doğumlu ... hakkında kamu davası açılmasına rağmen, anılan sanığın eylemi hakkında herhangi bir hüküm kurulmaması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/6994, K. 2024/14766, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama