İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/7003 Karar: 2024/10186 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/7003 K.2024/10186

2. Ceza Dairesi 2024/7003 E. , 2024/10186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I - Şikayetçiler ... ve ... vekilinin 17.03.2016 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/140 Esas, 2016/100 Karar

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/7003 E. , 2024/10186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I - Şikayetçiler ... ve ... vekilinin 17.03.2016 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/140 Esas, 2016/100 Karar

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/7003 E. , 2024/10186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I - Şikayetçiler ... ve ... vekilinin 17.03.2016 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/140 Esas, 2016/100 Karar sayılı ek kararının, şikayetçiler vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılan sıfatı bulunmayan şikayetçiler vekilinin 18.02.2016 tarihli kararı temyiz etmesi üzerine mahkemece 17.03.2016 tarihli karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine dair ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın kısmen istem gibi ONANMASINA, II - Hazine vekilinin sanıklar hakkında verilen 18.02.2016 tarihli beraat kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, duruşmalardan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikâyetçi Hazine vekilinin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, şikâyetçi kurumun karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden, Duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Hazine vekilinin gerekçeli kararın tebliği üzerine katılma ve temyiz isteminde bulunduğu nazara alınarak, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne kadar verilerek yapılan incelemede; Sanıkların üzerine atılı hakkı olmayan yere tecavüz, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçlarından eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/2-1 ve 153/1. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, en son sorgusu yapılan sanık ...'un sorgu tarihi olan 07.04.2015 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, B. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden, Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 08.02.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı isteme değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla