İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/7133 Karar: 2025/16410 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/7133 K.2025/16410

2. Ceza Dairesi 2024/7133 E. , 2025/16410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2845 E., 2024/913 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/7133 E. , 2025/16410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2845 E., 2024/913 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/7133 E. , 2025/16410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2845 E., 2024/913 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, öncelikle suç vasfında hata yapıldığına, müvekkilinin nitelikli hırsızlık suçu yönünden kastı bulunmadığından beraatine, güveni kötüye kullanma suçu yönünden ise 'kendisinin veya başkasının yararına' tasarrufta bulunulmadığından suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Söke Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/424 Esas, 2022/773 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 09.05.2023 tarihli ve 2022/3524 Esas, 2023/2181 Karar sayılı kararı ile "olay tarihinde 15-18 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuğun ikametlerinde iken katılandan oyun oynayacağını söyleyerek aldığı, cep telefonunu iade etmeksizin bakkala gideceğini söyleyerek evden çıktığı ve cep telefonunu katılana iade etmediği olayda, katılanın geçici de olsa cep telefonunun zilyetliğini devir iradesi olmadığından, katılanın cep telefonu üzerindeki fiili hakimiyetinin kaybı ile eylemin bina içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunun oluşacağı halde yargılamaya devam edilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması", nedeniyle bozulmasına karar verilerek dosya Söke Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesinin (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde yer alan kesin hukuka aykırılık hâllerinin veya aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde sayılan sebeplerin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına karar verilebileceği, aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre diğer hâllerde, gerekli tedbirler alındıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma açılarak hükmün esasına etki edecek hususlardan tarafların beyanı da alınmak suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek, istinaf incelemesi yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 09.05.2023 tarihli ve 2022/3524 Esas, 2023/2181 Karar sayılı kararının, bu karar üzerine verilen Söke Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/424 Esas, 2022/773 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenmiş olup; tüm bu açıklamalar ışığında, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, anılan sebeplere yönelik bozma kararı verilemeyeceği dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince, davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla