İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/7666 Karar: 2024/14308 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/7666 K.2024/14308

2. Ceza Dairesi 2024/7666 E. , 2024/14308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/686 E., 2018/701 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma I. Sanık ...'ün Temyiz Talebi Yönünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Cez

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/7666 E. , 2024/14308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/686 E., 2018/701 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma I. Sanık ...'ün Temyiz Talebi Yönünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Cez

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/7666 E. , 2024/14308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/686 E., 2018/701 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma I. Sanık ...'ün Temyiz Talebi Yönünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.04.2018 tarihli ve 2018/686 Esas, 2018/701 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: İlk derece mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında sonuç ceza olarak 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanuni süre içerisinde 09.05.2018 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ve Dairemizin iade kararı sonrası kendisine yapılan ihtarata rağmen aynı Kanun'un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanuni süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanık ...'ın Temyiz Talebi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; ilk derece mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında sonuç ceza olarak 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyizinin eşyaları aldığı yerin etrafının açık olduğuna, hiçbir şeye zarar vermediğine, hurda olduklarına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş; sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla