Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/7785 E. , 2024/17802 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/620 E., 2023/829 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düşme I- O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin yapılan incelemesinde;
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/7785 E. , 2024/17802 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/620 E., 2023/829 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düşme I- O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin yapılan incelemesinde; 08.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir aylık kanunî süre geçtikten sonra 12.02.2024 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Suça sürüklenen çocuğun temyizinin yapılan incelemesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.01.2020 tarihli ve 2017/15-618 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere zamanaşımı hesabında “Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.” şeklindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/5. maddesinin kanun yararına bozulmasına karar verilen hükümler yönünden uygulama yerinin bulunmadığı, zira kanun yararına bozulan hüküm sonrasında yerel mahkemelerce yapılan yargılamanın yeniden yapılan bir yargılama olmayıp önceki yargılamanın devamı niteliğinde olması nedeniyle “tekrar muhakeme” veya “tekrar yargılama” ibareleri ile kastedilenin yargılamanın yenilenmesi kurumu olduğu, buna göre suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmün kesinleştiği 29.06.2020 tarihi ile kanun yararına bozma tarihi olan 05.04.2023 tarihi arasında da zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 31/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının, 14.11.2010 olan suç tarihinden karar tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.