İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/8373 Karar: 2025/14309 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/8373 K.2025/14309

2. Ceza Dairesi 2024/8373 E. , 2025/14309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/620 E., 2024/182 K. SUÇ:Hırsızlık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/8373 E. , 2025/14309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/620 E., 2024/182 K. SUÇ:Hırsızlık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/8373 E. , 2025/14309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/620 E., 2024/182 K. SUÇ:Hırsızlık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında; yokluğunda verilen kararın katılanın son bildirdiği adresten farklı adreste tebliğ edildiği ve bu şekilde yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından; gerekçeli karar ile temyiz dilekçesinin öncelikle katılanın kovuşturma aşamasında bildirdiği en son adresine başvurabileceği kanun yolları ve başvuru süresini bildirir biçimde usulüne uygun olarak tebliğinin yapılması, bu adresine tebliğ yapılamaması halinde katılanın güncel MERNİS adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükümleri temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık suçundan asliye ceza mahkemesince yokluğunda karar verilen katılana gerekçeli hüküm, kovuşturmada son bildirdiği adres yerine farklı bir adreste tebliğ edilmiştir. 2. Ceza Dairesi, dosya kendisine geldiğinde bu tebliğ işleminin geçersiz olduğunu saptamış ve temyiz incelemesine geçmemiştir.

Hukuki İlke: Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki iki aşamalı yöntem gereği, yoklukta verilen karar önce muhatabın bildirdiği en son adrese 21/1'e göre tebliğe çıkarılmalı, iade hâlinde 21/2 uyarınca MERNİS adresine gerekli şerhle tebliğ edilmelidir; katılanın son bildirdiği adres atlanarak farklı adreste yapılan tebliğ geçersizdir ve kanun yolu süresini başlatmaz.

Uygulama Sonucu: Daire, gerekçeli karar ile temyiz dilekçesinin önce katılanın kovuşturmada bildirdiği son adresine, olmazsa güncel MERNİS adresine kanun yolu ve süre bildirimini içerir biçimde tebliği ve yeni temyiz istemleri için ek tebliğname düzenlenmesi amacıyla dosyanın geri gönderilmek kaydıyla mahkemesine tevdiine oy birliğiyle karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: Katılan vekili açısından bu karar, yanlış adrese yapılan tebliğin süre kaybettirmediğinin teyididir; hükümden geç haberdar olan katılan, usulsüz tebliği belgeleyerek temyiz yolunu hâlâ kullanabilir. Sanık tarafı ise kesinleşme hesabı yaparken karşı tarafa yapılan tebligatların geçerliliğini de kontrol etmelidir; aksi hâlde kesinleşti sanılan hüküm yıllar sonra temyizle sarsılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla