Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/10214 E. , 2025/16946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1137 E., 2024/1657 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2024
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/10214 E. , 2025/16946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1137 E., 2024/1657 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2024/12846 Esas, 2024/21122 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.07.2025 tarihli ve KD-2025/63453 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/20 22... /674 Esas, 2022/155 Karar sayılı sayılı dosyasında sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 03/05/20 23... /1739 Esas, 2023/1338 Karar sayılı ilâmı ile hükmün, .. .. ve .. .. isimli şahıslar hakkındaki soruşturmanın akıbetinin araştırılması ve sanıklar hakkında değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gerekçesi ile CMK'nın 280/1-f ve 289. maddeleri uyarınca bozulmasına karar verildiği, mezkur durumun CMK'nın 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmediği belirtilerek bu sebeple yargılama safahati nedeniyle bölge adliye mahkemesinin bozma kararı sonrasında cezaları artan sanıkların temyiz istemlerinin esastan incelenmesi gerektiği gözetilmeden, bozma sonrası kurulan hükümdeki ceza miktarları dikkate alınarak sanıkların temyiz istemlerinin REDDİNE karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/674 Esas, 2022/155 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 35, 145. maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği; anılan karara yönelik sanıklar ve o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvuruları üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 03.05.2023 tarihli ve 2022/1739 Esas, 2023/1338 Karar sayılı ilâmı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2023/456 Esas, 2024/205 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 35. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve bu karara yönelik sanıkların istinaf başvuruları üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 29.05.2024 tarihli ve 2024/1137 Esas, 2024/1657 Karar sayılı ilâmı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; Dosya kapsamına göre; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 03.05.2023 tarihli kararında, yaş küçüklüğü sebebiyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen .. ..'in beyanlarında geçen ... ve ... isimli, sanıkların akrabası olduğu belirtilen şahıslar hakkındaki soruşturmanın akıbeti anlaşılamadığından, adı geçenler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise mümkün olması hâlinde davaların birleştirilmesi, birleştirilmesi mümkün değilse denetim imkânının sağlanması için dosyasının veya kesinleşmiş tasdikli karar örneğinin dosya içerisine konulması ve adı geçenlerin tanık sıfatıyla dinlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde sanıkların hükümlülüğüne karar verilmesi ve sanıklar hakkında değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gerekçesi ile verilen hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280/1-f maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiş ise de; 7188 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (f) bendinde; "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup bu yasal düzenlemenin madde gerekçesinde; "Ceza Muhakemesi Kanununun 280 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen yeni (f) bendiyle, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma yetkisine yenisi eklenmektedir. İzin, talep veya karar ve uzlaştırma veya kovuşturma şartının gerçekleşmemesi yahut ceza ilişkisini sona erdiren önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmaması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hallerinde dairece hukuka aykırılığın giderilmesi amacıyla hükmün bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesine imkan tanınmaktadır. Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu olmasından amaç, bir dosyada verilecek kararın diğer dosyadaki kararı da etkileyecek olmasıdır." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Anılan madde metni ve yasal düzenleme gerekçesi nazara alındığında; Bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği sınırlı hâllerden birisini düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 280/1-f maddesi uyarınca bozma kararı verilebilmesi için bir dosyada verilecek kararın diğer dosyadaki kararı da etkileyecek olduğunun ortaya konulması sonrası davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu görüldüğünün belirtilmesi gerekirken; somut dosyada, bozma gerekçesi olarak belirtilen ... ve ... haklarında, soruşturma aşamasında yapılan tüm araştırmalara rağmen, bu isimde kişilere ulaşılamadığı belirtilerek dosyaları tefrik edilip daimi arama kararı verildiğinin, bu şahıslar hakkında açılmış bir kamu davası bulunmadığının, böylelikle verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediğinin anlaşılması karşısında; Bölge adliye mahkemesince Kanunun kendisine vermediği bir yetkiye dayanılarak verilen bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince hükmolunan ceza miktarları dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a ve 298. maddeleri gereği sanıkların temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi durumunda, sanıkların temyiz yoluna başvuru haklarının engellenmiş olacağı ve bu durumun mahkemeye erişim hakkının ihlâli olduğu değerlendirilmekle; sanıklar hakkında verilen kararın temyizinin mümkün olduğunun kabulü gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmış; bu doğrultuda yapılan temyiz incelemesinde, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 03.05.2023 tarihli ve 2022/1739 Esas, 2023/1338 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2023/456 Esas, 2024/205 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenmiş, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1- Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2- 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2024/12846 Esas, 2024/2122 Karar sayılı -kararın temyizinin mümkün olmadığından bahisle verilen- ret ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.05.2024 tarihli ve 2024/1137 E., 2024/1657 K. sayılı kararının, Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle, İtirazname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.