İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/10703 Karar: 2026/1989 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/10703 K.2026/1989

2. Ceza Dairesi 2025/10703 E. , 2026/1989 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/865 E., 2020/2375 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması I. S

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/10703 E. , 2026/1989 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/865 E., 2020/2375 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması I. S

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/10703 E. , 2026/1989 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/865 E., 2020/2375 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen karara yönelik sanık vasisinin temyiz isteminin incelemesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2019/865 Esas, 2020/2375 Karar sayılı kararının sanık vasisinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık vasisinin 23.12.2020 tarihinde sanığa tefhim edilen kararı 31.12.2020 tarihli dilekçe ile gerekçesiz olarak temyiz ettiği, Dairemizin 03.03.2025 tarihli ilâmı üzerine gerekçeli kararın 02.07.2025 tarihinde usûlüne göre sanık vasisine tebliğ edildiği, 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık vasisinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelemesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası verildiği, sanığın istinaf talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince duruşma açılıp İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezasına ve sanığın cezasının sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... 'in temyiz isteminin "olayla alakasının bulunmadığına, sabıkalı olması nedeniyle mahkûmiyet kararının verildiğine, diğer sanığı tanımayıp hesabına gelen paradan da heberdar olmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğe temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir istinaf istemi bulunmadığı, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği, Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası olarak belirlenmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h. maddesi gereği hükümlerde 3. fıkralardaki "olarak belirlenmesine'' ibaresi çıkarılarak yerine ''üzerinden infazının yapılmasına'' ibareleri eklenmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1 maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası verildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince duruşma açılıp İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezasına ve sanığın cezasının sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "suçun sübut bulmadığına, sanığn hiçbir şekilde para çekmediğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçu kabul etmemesi, sanığın diğer sanık ... 'in eylemine asli fail olarak doğrudan iştirak ettiğini veya 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla atılı suçu işlediğini gösteren, savunmasının aksi mahiyetinde olan, mahkûmiyetine yeter nitelikte, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bankamatik hesabına gelen parayla bağlantılı hırsızlık suçlamasında ilk derece mahkemesi iki sanığa TCK 245/1 üzerinden 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezası vermiş; istinafta bölge adliye mahkemesi duruşma açarak kararı kaldırmış, suçu TCK 142/2-h kapsamında nitelendirip 4 yıl 2 ay hapse hükmetmiş ancak cezanın sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezası olarak belirlenmesine karar vermişti. Üç ayrı temyiz istemi Yargıtay 2. Ceza Dairesince incelendi.

Hukuki İlke: Süre tutum dilekçesiyle gerekçesiz temyizden sonra gerekçeli kararın tebliğine rağmen CMK 295/1'deki 7 günlük sürede gerekçeli temyiz dilekçesi verilmezse istem CMK 298/1 uyarınca reddedilir. Aleyhe istinaf bulunmadığında CMK 283'teki kazanılmış hak kuralı gereği istinafta belirlenen daha ağır cezanın, ilk derece cezası 'üzerinden infazının yapılmasına' karar verilmesi gerekir; cezanın yeniden 'olarak belirlenmesi' ifadesi hukuka aykırıdır. Ayrıca diğer sanığın eylemine asli fail ya da TCK 39 kapsamında yardım eden olarak katıldığı kesin delille kanıtlanamayan sanık hakkında mahkûmiyet kurulamaz.

Uygulama Sonucu: Üçlü sonuç: Vasinin gerekçesiz temyizi reddedildi; bir sanık yönünden kazanılmış hakka ilişkin ifade hatası CMK 303/1-h uyarınca düzeltilerek hüküm onandı; hesabına gelen paradan haberdar olmadığını savunan diğer sanık yönünden ise iştirakin kanıtlanamaması nedeniyle hüküm beraat gerektiği belirtilerek bozuldu.

Dava Strateji Notu: Hesabı kullanılan ancak parayı çektiği gösterilemeyen müvekkiller için bu karar, iştirak iradesinin kesin delille kanıtlanması gerektiğine dair doğrudan emsaldir; ayrıca istinafın suç vasfını ağırlaştırdığı dosyalarda aleyhe başvuru yoksa CMK 283 kazanılmış hak denetimi ve süre tutumlu temyizde 7 günlük gerekçeli dilekçe süresi mutlaka gözetilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla