KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/11085 E., 2025/22026 K.
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/124 E., 2025/427 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
343 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkili sanık tarafından müştekinin zararı giderildiğine, suça konu paranın değerinin düşüklüğü de göz önünde bulundurulmadan müvekkil sanığın cezalandırılmasına karar verildiğine, Yerel Mahkemece tüm bu hususlar dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesi uyarınca alt sınırın dikkate alınması gerekirken,
6 yıl hapis cezası verilip fiilin geceleyin işlenmesi nedeniyle arttırım yapılarak müvekkilin böyle bir cezaya mahkum edilmesinin hakkaniyete ve ceza hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
Şikâyetçi ..., 29.06.2018 tarihli talimat duruşmasında, kısmi ödemenin soruşturma aşamasında yapıldığını ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunmadığını beyan etmesi nedeniyle; şikâyetçinin eksik olarak belirttiği 240.00 TL paranın da yargılama aşamasında şikâyetçiye ödenmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uygulanması hususunda mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.