Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/11163 E. , 2026/5586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/1469 E., 2019/2910 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üze
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/11163 E. , 2026/5586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/1469 E., 2019/2910 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, zarar miktarının objektif olarak belirlenmeyerek katılanın beyanının esas alındığına; sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteminin, sanıkların suç işleme kastlarının bulunmadığına, sanıklardan ...'in atfı cürüm niteliğindeki beyanları esas alınarak karar verildiğine, sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiğine; sanık ...'ın temyiz isteminin, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, atılı suçu işlemediğine, kararın gerekçesiz olduğuna, masûmiyet karinesinin ihlâl edildiğine, mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, sanık ...'in atfı cürüm niteliğindeki beyanları esas alınarak karar verildiğine, diğer sanıkların suçuna iştirak etmediğine, beraatine aksi takdirde lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, beyanları diğer sanıklar ... ve ...'ın hukukî durumlarını etkileme ihtimali bulunan sanıklar ... ve ...'ın İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafiileri ile birlikte savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek sanıklar ... ve ...'ın müdafiileri bulunmaksızın alınan savunmaları ile yetinilmek suretiyle ve CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son celsede zorunlu müdafiilerinin hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, kısa kararın açıklandığı 27.02.2019 tarihli duruşmada sanıklar ... ve ... müdafii hazır bulundurulmaksızın yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıklar ... ve ...'ın savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.