KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/11781 E., 2025/19129 K.
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/55 E., 2025/556 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
354 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu,
1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında bozma kararına uyulması ya da uyulmaması yolunda bir karar verilmemiş ise de, mahkemenin de fiilen bozma ilâmı gereğini yerine getirmek sureti ile karar verdiği ve kararın eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm mahiyetinde olduğu kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak.
Dairemizin 24.09.2024 tarihli bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada sanığın neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, bu hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında tayin olunan cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği 10 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan;