Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/11986 E. , 2025/24476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/534 E., 2025/796 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/11986 E. , 2025/24476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/534 E., 2025/796 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, “mahkûmiyete yeterli delillerin olmadığına ve eylemin gece gerçekleşmediğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli, 2022/177 Esas, 2022/659 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2022/2806 Esas, 2023/2463 Karar sayılı kararı ile “1). 15/09/2022 tarihli son celsede ceza ve infaz kurumunda bulunduğu anlaşılan ve hakkında duruşmalardan bağışık tutulmasına dair karar da bulunmayan sanık hakkında, bizzat veya SEGBİS ile hazır edilmeksizin mahkumiyetine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK' nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, 2) CMK’nın 233/1 maddesinde "Mağdur ile şikâyetçinin, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrı kâğıdı ile çağırılıp dinleneceği" belirtilmiş olmasına karşın, ilk derece mahkemesince 15.09.2022 tarihli son celsede Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer almayan usûlle gerçek kimliği denetime olanak sağlayacak şekilde tespit edilmeyen şahsın müşteki olduğu kabul edilmek suretiyle telefonla aranarak şikayet ve katılma talebinin alınması, 3)Müştekinin kısmî iadeden sonra kalan zararının tespit edilmemesi ve ilk celse zarar giderme talebinde bulunan sanığa zarar giderme imkânı tanınmadan eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi” gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 1. No.lu bozma nedeninin hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2022/2806 Esas, 2023/2463 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Gaziantep 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2024 tarihli, 2024/648 Esas, 2024/1049 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi; cezaevindeki sanığın SEGBİS ile hazır edilmeden savunması alınmadan hüküm kurulması, müştekinin usulsüz biçimde telefonla dinlenmesi ve zarar giderme imkânı tanınmaması gerekçeleriyle dosya üzerinden bozma vermiştir.
Hukuki İlke: Sanığın hazır edilmeden savunması alınmadan mahkûm edilmesi CMK 289/1-(h) kapsamında hukuka kesin aykırılık (savunma hakkının sınırlandırılması) oluştursa da, bu ve diğer gerekçeler CMK 280/1-(e),(f) sınırlı bozma hâlleri arasında sayılmadığından istinafın dosya üzerinden bozması ve buna dayalı hüküm, YCGK 2024/6-490 ve AYM 2023/33667 uyarınca hukuka açık ve ağır aykırılıkla maluldür.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: CMK 196 gereği sanığın bizzat veya SEGBİS ile hazır edilmeden savunması alınmadan hüküm kurulması ağır bir savunma hakkı ihlalidir; ancak bunun dahi istinaf tarafından duruşma açılarak giderilmesi gerektiğini, dosya üzerinden bozmanın usulsüz olduğunu vurgulayın.