İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/12073 Karar: 2025/21057 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/12073 K.2025/21057

2. Ceza Dairesi 2025/12073 E. , 2025/21057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2004/1222 E., 2008/5 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi 25.08.2004 tarihli kararın, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilerek sanık müdafiine 18.03.2008 tarihinde tebliğ e

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/12073 E. , 2025/21057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2004/1222 E., 2008/5 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi 25.08.2004 tarihli kararın, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilerek sanık müdafiine 18.03.2008 tarihinde tebliğ e

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/12073 E. , 2025/21057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2004/1222 E., 2008/5 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi 25.08.2004 tarihli kararın, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilerek sanık müdafiine 18.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği ancak müdafii tarafından temyiz edilmediği anlaşılmış ise de, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun, 18.03.2008 tarihli, 2008/9-7- 56... .05.2008 tarihli, 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, müdafie yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukukî sonuçları doğurmayacağı; somut olayda, sanığın savunmasında tarafına avukat atanmasını talep ettiğine ilişkin bir beyanının bulunmamasının yanında 5271 sayılı Kanun'un 150/2 ve 150/3. maddelerinde sayılan zorunlu müdafi atamasını gerektirir bir durumun da bulunmadığı, yine sanığın atanan müdafiden haberinin bulunmadığı, kararın atanan müdafi tarafınca süresi içerisinde temyiz edilmediği gibi sanığa da tebliğ edilmediği, açıklanan nedenlerle karara karşı temyiz süresinin, kısa kararın sanık müdafiine tebliğinden itibaren başlamayacağı ve bu haliyle sanığın talebi üzerine gerekçeli kararın tarafına 20.03.2024 tarihinde tebliğini takiben sunduğu 26.03.2024 tarihli eski hâle getirme ve temyiz isteminin yerinde ve süresinde olduğu kabul edilerek ve eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olması nedeniyle, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2024 tarihli ve 2004/1222 Esas, 2008/5 Karar sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522. maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesine uyması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddelerindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 8 yıllık olağan zamanaşımının ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının 765 sayılı Kanun'un 493/1, 522. maddelerindeki hırsızlık suçu için öngörülen zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın, olay günü gündüz vakti şikâyetçiye ait büfedeki sigara, nakit para ve kontörleri çalması şeklindeki eyleminin, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıl olağan zamanaşımının, 04.02.2008 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla