Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/12288 E. , 2026/4048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3058 E., 2025/722 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Dere
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/12288 E. , 2026/4048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3058 E., 2025/722 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, “beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, mahkûmiyete yeterli delillerin bulunmadığına ve verilen cezaların yüksek olduğuna” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli, 2021/484 Esas, 2022/541 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.12.2022 tarihli ve 2022/3437 Esas, 2022/4672 Karar sayılı kararı ile "sanığın duruşmada hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verildiğinden ve eksik cezaya hükmedildiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli, 2023/138 Esas, 2023/658 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 13.03.2024 tarihli ve 2023/4217 Esas, 2024/859 Karar sayılı kararı ile bu defa "birleşen dosyadaki iddianamenin sanığa okunması gerektiğinden ve eksik inceleme neticesinde karar verildiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.12.2022 tarihli ve 2022/3437 Esas, 2022/4672 Karar sayılı kararının; bozma üzerine Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli, 2023/138 Esas, 2023/658 Karar sayılı kararının; bu karara ilişkin yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 13.03.2024 tarihli ve 2023/4217 Esas, 2024/859 Karar sayılı bozma kararının ve bu ikinci bozma kararı üzerine verilen Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2024 tarihli ve 2024/265 Esas, 2024/674 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan hükümler, İzmir BAM 5. Ceza Dairesince iki kez dosya üzerinden bozulmuş; ilki sanığın duruşmada hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi ve eksik ceza, ikincisi birleşen dosyadaki iddianamenin sanığa okunmaması ve eksik inceleme gerekçesine dayanmıştır. Bozmalar üzerine ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuş, son karar temyiz edilmiştir.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemeleri, CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı sayılan hâller dışında dosya üzerinden bozma kararı veremez; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2023/33667 sayılı kararı uyarınca bu tür bozmalar ile onlara dayanan ilk derece hükümleri hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olup hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: Daire, her iki istinaf bozması ile bunlar üzerine kurulan asliye ceza hükümlerinin hukuki değerden yoksun olduğunu belirleyerek hükümleri CMK 302/2 gereği bozmuş; BAM'ın 280/1-g uyarınca duruşma açıp delilleri değerlendirerek yeniden hüküm kurması gerektiğine işaret etmiştir.
Dava Strateji Notu: İstinaf dairesi kanunda sayılmayan bir sebeple dosya üzerinden bozma yapmışsa, sonraki tüm yargılama zinciri hükümsüz sayılabildiğinden müdafiler temyizde öncelikle bu usul sakatlığını ileri sürmelidir. Bu emsal, üst üste iki kanunsuz istinaf bozması bulunan dosyalarda dahi sürecin en başa, duruşmalı istinaf incelemesine döndürülebileceğini göstermektedir.