İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/430 Karar: 2026/3165 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/430 K.2026/3165

2. Ceza Dairesi 2026/430 E. , 2026/3165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1736 E., 2025/2508 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama, bozma Sanıklar ... ve ... haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e sevk maddesi ile dava

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/430 E. , 2026/3165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1736 E., 2025/2508 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama, bozma Sanıklar ... ve ... haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e sevk maddesi ile dava

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/430 E. , 2026/3165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1736 E., 2025/2508 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama, bozma Sanıklar ... ve ... haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e sevk maddesi ile dava açıldığı anlaşılmış ise de, sanıklara isnat edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-e, 143/1 maddeleri kapsamında olup ilgili maddeler uyarınca hükmedilecek cezanın üst sınırının 10 yıldan fazla olduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'nın temyiz isteminin "SEGBIS sistemi aracılığı ile almış olduğu hapis cezasının yüzüne okunmadığına, sanık ...'ın kendisine para geleceğini söyleyerek banka hesabını kullanmak istemesi üzerine kendisini mahalleden tanıması nedeniyle kabul ettiğine, sanık ...'ın kendi telefonundan numarasını mobil bankacılığına güncellediğine, hiç şüphelenmeyerek sanık ...'a güvendiğine, o dönem uyuşturucu madde kullanması nedeniyle kendisine de uyuşturucu madde alması için bir miktar para verdiğine, kendisini uyuşturucu madde ile oyalayarak banka hesaplarını kullandığına, tek suçunun banka hesaplarını vermek olduğuna, üzerine atılı suçlamalarla alakasının bulunmadığına, gerçek suçluların bulunmasını istediğine"; sanık ... müdafinin temyiz isteminin "suça konu hesapların sahibi sanık olsa da kullanan kişinin sanık olmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, sanığın savunmalarında ifade ettiği gibi suçla bağlantısının bulunmadığına, sanığın iradesi ve bilgisi dışında gerçekleştirilen işlemlerde sanığın suç işleme kastı ve iradesinin bulunmadığına, hırsızlık suçunun oluşabilmesi için aranan parayı alma ve yararlanma durumlarının somut olayda gerçekleşmediğine, kripto cüzdan hesabının sanığa ait olduğu yönünde hiçbir teknik veri veya delil bulunmadığına, dosya kapsamında diğer sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik sanık aleyhine atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında somut, elle tutulur, her türlü şüpheden uzak tek bir delil bulunmadığına, aynı yargı çevresinde ceza infaz kurumunda başka bir suçtan dolayı bulunan ve bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın hazır edilmeyerek yokluğunda yargılama yapılmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılmasına neden olduğuna, duruşma tutanaklarına yansıtılmış olumsuz tutum ve davranışları bulunmayan sanığın; geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sırasındaki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususlar gözetilerek takdiri indirim uygulanıp uygulanmayacağı hususunun mahkemece değerlendirilmediğine"; katılan vekilinin temyiz isteminin, "para transferinin gerçekleştiği esnada kullanılan internet bağlantıları ve GSM hatları, sanıkların beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engelleme amaçlı olması, sanıkların birbirleri ile öncesinden irtibatlı olduklarının sabit bulunması, hesapların aktif olarak kullanılması, BTK raporları ve banka yazıları hep birlikte değerlendirildiğinde sanıkların iştirak iradesi içerisinde atılı suçu işledikleri sabit bulunduğundan beraat kararlarının kaldırılarak tüm sanıkların en üst hadden cezalandırılması gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "beraat kararı sebebiyle sanık yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen hükmedilmediğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise "sanığın beraatine karar verilmesi nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek ve sanık ... müdafii duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği duruşma talebinin takdiren reddine karar verilerek yapılan incelemede; I- Sanıklar ... ve ... haklarında hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik katılan vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Dosya içeriğine göre katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendilerini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanıklar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanıklara ayrı ayrı verilmesine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik katılan vekili, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Hüküm tarihinde ... 2 No.lu Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve herhangi bir şekilde duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayıp, duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulmasına dair ya da 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesinin 5. fıkrasına göre verilmiş bir karar olmayan sanık ...'nın duruşmaları kendiliğinden takip etme olanağı bulunmadığından, duruşmada hazır bulundurulması ya da SEGBİS ile duruşmaya katılımının sağlanması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın ... Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Banka hesaplarının ve kripto cüzdanların kullanıldığı hırsızlık dosyasında sanıklardan ikisi hakkında beraat, biri hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuş; hesabını başka sanığa kullandıran sanık, müdafiler ve katılan vekili kararları temyiz etmiştir. Daire, beraat eden ve zorunlu müdafiiyle temsil edilen sanıklara vekalet ücreti verilmediğini, mahkûm edilen sanığın ise başka suçtan açık ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu hâlde duruşmada hazır edilmeden yargılandığını saptamıştır.

Hukuki İlke: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca beraat eden ve zorunlu müdafiiyle temsil edilen sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi zorunludur; ceza infaz kurumundaki sanığın vareste tutulma talebi veya CMK'nın 196/5. maddesine göre verilmiş karar olmadan duruşmada hazır edilmeksizin veya SEGBİS ile katılımı sağlanmaksızın hüküm kurulması ise CMK'nın 193 ve 196. maddelerine aykırı savunma hakkı kısıtlamasıdır.

Uygulama Sonucu: Daire, beraat eden sanıklar yönünden vekalet ücreti eksikliğini CMK'nın 303. maddesiyle düzelterek hükümleri düzeltilerek onamış; cezaevindeki sanık yönünden ise savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmü bozmuştur.

Dava Strateji Notu: Hesap kiralama tipi hırsızlık dosyalarında beraat alan müvekkil zorunlu müdafiiyle temsil edilmişse hazineden maktu vekalet ücreti talep edilmeli, unutulmuşsa bu eksiklik temyizde düzeltmeyle giderilebilmektedir; cezaevindeki sanığın duruşmaya fiziken veya SEGBİS'le katılımı sağlanmadan kurulan hüküm ise esas tartışılmadan bozulduğundan güçlü bir temyiz nedenidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla