İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/12836 Karar: 2026/13 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/12836 K.2026/13

2. Ceza Dairesi 2025/12836 E. , 2026/13 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/671 E., 2025/1144 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesin

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/12836 E. , 2026/13 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/671 E., 2025/1144 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesin

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/12836 E. , 2026/13 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/671 E., 2025/1144 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 24.09.2024 tarihli ve 2024/1317 Esas, 2024/3407 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, “nitelikli hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2024 tarihli, 2022/1485 Esas, 2024/67 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 24.09.2024 tarihli ve 2024/1317 Esas, 2024/3407 Karar sayılı kararı ile “sanık hakkında 145. maddenin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, sanığın eyleminin alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmadığının araştırılması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinden” bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 24.09.2024 tarihli ve 2024/1317 Esas, 2024/3407 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2025 tarihli, 2024/1273 Esas, 2023/188 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesince hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri, İzmir BAM 21. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan incelemeyle 'TCK 145'in ve etkin pişmanlığın tartışılması, eylemin alacağın tahsili amacıyla hırsızlık olup olmadığının araştırılması' gerekçesiyle bozulmuş; ilk derece mahkemesi bozma üzerine yeniden hüküm kurmuş ve bu hüküm sanık müdafiince temyiz edilmiştir.

Hukuki İlke: CMK'nın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın bozma kararı verebileceği haller sınırlı sayılmıştır; bu bentler dışındaki bir sebeple dosya üzerinden verilen bozma kararı ile buna dayanılarak kurulan ilk derece hükmü, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararında belirtildiği üzere hukuka açık ve ağır aykırılıkla maluldür.

Uygulama Sonucu: Daire, İzmir BAM 21. Ceza Dairesinin dosya üzerinden verdiği bozma kararının ve bozma sonrası kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğunu saptayarak, CMK 280/1-(g) uyarınca duruşma açılıp davanın yeniden görülmesi suretiyle hukuka aykırılığın bizzat istinaf dairesince giderilmesi gerektiği gerekçesiyle hükümleri bozmuştur.

Dava Strateji Notu: İstinaf dairesi kanunda sayılı haller dışında dosya üzerinden bozma vermişse, bu karar ve ardından kurulan yeni hüküm hükümsüz sayılabileceğinden müdafi bu usuli aykırılığı temyizde açıkça ileri sürmelidir; ayrıca bu tür bozmaların temyiz hakkını ortadan kaldırması mahkemeye erişim hakkı ihlali olarak bireysel başvuruya da konu edilebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla