Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/12979 E. , 2026/4317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/872 E., 2021/231 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme, onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 s
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/12979 E. , 2026/4317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/872 E., 2021/231 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme, onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 116/1 maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin 8 yıl ve uzatılmış sürenin 12 yıl olduğu ve bu sürenin de henüz dolmadığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki düşme isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında Ekim ayında işlediği hırsızlık suçundan temel cezanın belirlenmesinde sanığın müsnet haksız yere elinde bulundurduğu anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan hüküm kurulduğunun yazılmasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d maddesinden hüküm kurulduğu halde uygulama maddesinin 142/2-b maddesi olarak sehven yanlış yazılması, 2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 19.10.2020 tarihli bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada sanığın neticeten hırsızlık suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise 6 ay 7 gün hapis ile cezalandırıldığı ve anılan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, bu hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümleri ayrı ayrı suç kabul edilerek ulaşılacak toplam ceza miktarının 5271 sayılı CMK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek inceleme konusu kararla verilen 21.10.2015 ve haziran 2015 tarihlerinde işlemiş olduğu hırsızlık suçları açısından 5 yıl 2 ay 15 gün; konut dokunulmazlığının ihlâli suçları açısından ise 6 ay 7 gün hapis cezaları üzerinden infazları yerine,''... CMK'un 326/son maddesi gereğince sanık lehine kazanılmış hak doğduğundan sanık hakkındaki infazın daha önce hükmedilen cezaların toplamı olan 5 yıl 8 ay 22 gün hapis cezası üzerinden yapılmasına...'' şeklinde hatalı karar verilmesi, 3. Dosya kapsamından sanığın 21.10.2015 tarihli eylemine yönelik olarak, sanığın apartman dairesinden çıkıp henüz apartmandan çıkmadan önce apartman sorumlusu ile karşılaştığı, apartman sorumlusunun; sanığın apartmandan çıkmasını engellediği, sanığın olay yerinden uzaklaşmadan önce yakalanarak kolluğa teslim edildiği, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCK'nın 35. madde uygulanmayarak fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.