Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/13158 E. , 2025/20954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/611 E., 2023/424 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/13158 E. , 2025/20954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/611 E., 2023/424 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2025 tarihli ve KYB-2025/105397 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 16/09/2020 tarihli ve 2020/596 esas, 2020/9590 karar sayılı ilamında yer alan, "Bozma öncesindeki hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi karşısında, bozma sonrası verilen kararda sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilmeyerek fazla cezaya hükmolunması suretiyle, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması" şeklindeki açıklamalar ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2021 tarihli ilk kararının sadece sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile bozulduğu nazara alındığında, bozma öncesi tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin anlaşılması karşısında, yeniden kurulan hükümde netice cezanın 10 ay hapis olarak belirlenmesi gerekirken, 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, Kabule göre de; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince, Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2021 tarihli kararına ilişkin dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi neticesinde, tanık ve müştekinin mahkeme huzurunda dinlenmeksizin sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceği şeklinde tespit edilen hukuka aykırılık nedeninin 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi gerektiği cihetle, istinaf bozma kararının ve Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının olmadığı gözetilmeden, yeniden yargılama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2019/645 Esas, 2021/242 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2021/1046 Esas, 2022/1659 Karar sayılı kararı ile tanık ve katılanın dinlenmediğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulması, 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262. maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ilk kararının sadece hükümlü tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile bozulduğu nazara alındığında, bozma öncesi tayin olunan cezanın hükümlü lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin anlaşılması karşısında, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan hırsızlık suçu cezasının 10 ay hapis cezası olduğu ve infazın bu ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükümlünün 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2022/611 Esas, 2023/424 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.