KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/13828 E., 2025/22024 K.
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/129 E., 2020/428 K
- Suç
- Konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Detayı
352 kelime·2 dk okuma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu,
1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak.
Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 24.09.2019 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen kararda, suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 31/3, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca hükmolunan 4.000.00 adli para cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği, bu nedenle suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun'un 116/1-4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının,
kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 4.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “5237 sayılı TCK'nın 116/1-4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının,