KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/13852 E., 2025/23380 K.
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1189 E., 2025/331 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
352 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, fazla cezaya hükmedildiğine" yönelik olduğu;
sanığın temyiz isteminin ise "dosyadaki delillerin cezalandırmaya yeterli olmadığına, çelişkili hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, fazla cezaya hükmedildiğine, suç kastı ile hareket etmediğine, beraate ya da lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.