İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/14180 Karar: 2026/1905 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/14180 K.2026/1905

2. Ceza Dairesi 2025/14180 E. , 2026/1905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/440 E., 2025/570 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/14180 E. , 2026/1905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/440 E., 2025/570 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/14180 E. , 2026/1905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/440 E., 2025/570 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "incelenen kamera kayıtlarının olay yerine uzakta olup bu kamera kayıtlarının tek başına kesin delil olarak değerlendirilip sanık hakkında ceza tecziye edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, bilirkişi raporuna konu güvenlik kamera kayıtları incelendiğinde eşyaları araca götüren şahsın görüntü kalitesi de dikkate alındığında kim olduğunun net şekilde tespit edilemediğine, görüntülerdeki eşyaların suça konu eşya olup olmadığının ve aracın plakası ile rengi dahil hiçbir özelliğinin belirlenemediğine, HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde sanığın olay yerinde olup olmadığının tespit edilemediğine, sanığın aracında da herhangi bir suç eşyası bulunamadığına, dosya kapsamında katılan beyanlarını doğrular nitelikle sanığın üzerine atılı suçların kesinlikle işlendiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığına, deliller tek tek incelendiğinde sanığın suçsuz olduğu ve üzerine atılı suçları işlemediğinin sabit olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulama alanı bulması gerekirken masumiyet karinesinin zedelendiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında geçirdiği sürenin gösterilmemesi mahallinde eklenmesi mümkün bir eksiklik olarak görülmüş, sanığın gözaltında geçirdiği süre 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemiş ise de, bu süre infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve ikinci kez mükerrirliğe esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2013 tarihli ve 2011/1 85... /31 Karar sayılı ilâmında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, hangi cezanın tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi, 2. Önceki hükmün sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Sanığın adlî sicil kaydına esas ... Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2015 kesinleşme tarihli, 2011/185 esas, 2013/31 sayılı ilâmına konu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu nedeniyle hükmolunan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince sanığa hükmolunan cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenerek karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca ... 17. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla