Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/14930 E. , 2026/4324 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1954 E., 2025/2260 K. SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve 2019/313 Esas, 2021/337 Karar s
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/14930 E. , 2026/4324 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1954 E., 2025/2260 K. SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve 2019/313 Esas, 2021/337 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 17.04.2023 tarihli ve 2021/2864 Esas, 2023/986 Karar sayılı kararı ile, "Konut ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunda korunan hukuki yararın kişilerin hürriyeti ile huzur ve sükunu olduğu, işyeri dokunulmazlığının geniş anlamıyla, özel hayatın gizliliği ve korunması başlığı altında gerçekleşen mesleki faaliyetleri ve mesleki icra alanlarını güvence altına aldığı, işyerinin, hizmet veya üretim gibi gelir elde edilmesi maksadıyla faaliyette bulunulan yerler olduğu, bu anlamda iş yapılan konut dışındaki her yerin işyeri olduğu değerlendirildiğinde; katılanın, işi gereği balık avcılığında kullandığı gemisinin kendisine ait işyeri olduğundan şüphe bulunmadığı ve geminin kamara kısmının sadece kaptanın girebileceği özel alan olması nedeniyle kanunda yazılı olan "açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında" kaldığı, bu nedenle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2019/3126 Esas sayılı kararı da gözetilerek, katılanın peşinden elindeki silahla giderek katılana ait geminin kamara kısmına giren ve katılanın rızasına aykırı olarak gemiyi terk etmeyen sanık hakkında, olay tarihinde 16:49'da güneşin battığı da göz önüne alınarak geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçunun oluşabileceğinden sanığa TCK'nın 116/2. maddesinden ek savunma hakkı tanınarak hukuki durumunun buna göre tayin ve takdirinin, gerekmesi nedeniyle" hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine verilen Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/891 Esas, 2024/9 Karar sayılı ilâmı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 2 yıl 16 ay hapis cezası ile mahkûmiyete dair hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine bu kez Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/1549 Esas, 2024/1324 Karar sayılı ilâmı ile "istinaf başvurusunun esastan reddine" dair kararın, Dairemizin 12.02.2025 tarihli ve 2024/12161 Esas, 2025/2337 Karar sayılı ilamı ile ''Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 17.04.2023 tarihli ve 2021/2864 Esas, 2023/986 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2024 tarih, 2023/891 Esas, 2024/9 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verildiğinden bahisle'' hükmün bozulmasına karar verilerek dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine Mahkemece bozmaya uyularak "Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/1549 Esas, 2024/1324 Karar sayılı kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/891 Esas, 2024/9 Karar sayılı mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmadığından CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine" dair karar verildiği anlaşılmakla; Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin ''somut her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun vasfında yanılgıya düşüldüğüne, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dairemizin bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, duruşma açılarak bozmaya uyulmasına rağmen, 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması yerine bozmaya yanlış anlam yüklenerek "Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/1549 Esas, 2024/1324 Karar sayılı kararı kaldırılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/891 Esas, 2024/9 Karar sayılı mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine" dair yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.