Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/1546 E. , 2025/3871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2474 E., 2024/2612 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/1546 E. , 2025/3871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2474 E., 2024/2612 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesine uyan suçu oluşturduğuna ve suça gözcülük yapmak suretiyle iştirâk eden sanık hakkında aynı Kanun'un 39/2-c. maddesinin tartışılması gerektiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın olay mahallinde görülmesinin atılı suçu işlediğini göstermeyeceğine, savunmaların dikkate alınmadığına, oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Şikâyetçinin aşamalarda, kendisine ait olup tüm kapılarını kilitlediği aracının kilitli vaziyette bıraktığı torpido gözünden suça konu eşyaların çalındığını beyan ettiği ve dosya içerisindeki Olay Yeri İnceleme Raporu ile, aracın kapı ve camları ile kilit sistemi bulunan torpido üzerinde herhangi bir zorlama ya da hasarın bulunmadığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden sadece aynı Kanun'un 142/2-h. maddesi ile uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen "İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hâkiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından yer alan "ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkkale 1 Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.