İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1639 Karar: 2025/10218 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1639 K.2025/10218

2. Ceza Dairesi 2025/1639 E. , 2025/10218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1045 E., 2022/2040 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından veril

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1639 E. , 2025/10218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1045 E., 2022/2040 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından veril

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1639 E. , 2025/10218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1045 E., 2022/2040 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "Olay ile ilgisinin bulunmadığı, hakkında somut delil bulunmadığı, beraat etmesi gerektiği", sanık müdafiinin temyiz istemi "Sanığın suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığı, sadece şikâyetçinin beyanlarına göre ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, TCK’nın 145. ve 51. maddelerinin uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-İlk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinde sanığın kendisine müdafii atandığından haberdar edilmediği, bu durumda müdafie yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda müdafii, sanık lehine bazı işlemler yapmış, örneğin istinaf dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından istinaf dilekçesi verilmesi hâlinde, isteminin kabul edilmesi gerektiği nazara alındığında, dosyanın taraf teşkili için ilk derece mahkemesine iadesi yerine sadece sanık müdafiinin istinaf talebi değerlendirilerek ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve müdafi huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, daha sonra sanığa zorunlu müdafii atanmış olmakla birlikte, sanığın müdafii huzurunda savunması yenilenmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanmasının hukuka aykırı bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye ve Ek Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca dava dosyasının takdiren bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla