İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/16442 Karar: 2026/1402 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/16442 K.2026/1402

2. Ceza Dairesi 2025/16442 E. , 2026/1402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/597 E., 2025/1039 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I.Sanık ...'ın temyizine ilişkin olarak yapılan incelemede Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/16442 E. , 2026/1402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/597 E., 2025/1039 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I.Sanık ...'ın temyizine ilişkin olarak yapılan incelemede Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/16442 E. , 2026/1402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/597 E., 2025/1039 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I.Sanık ...'ın temyizine ilişkin olarak yapılan incelemede Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen ve 17.04.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 18.04.2025 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 294. maddesinde öngörülen iki haftalık kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanık ... ve müdafinin temyizlerine ilişkin olarak yapılan incelemede ise İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "Suçu işlemediğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Yeterli delil olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmasına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2018/894 Esas, 2022/451 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik sanığın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde,... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.02.2024 tarihli ve 2022/2480 Esas, 2024/475 Karar sayılı kararı ile “Zorunlu müdafii atanmadığından" bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği,ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin,15.02.2024 tarihli ve 2022/2480 Esas, 2024/475 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2024 tarihli ve 2024/258 Esas, 2024/1141 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: 15. Asliye Ceza Mahkemesinin hırsızlık suçundan verdiği hüküm, sanığın istinaf istemi üzerine BAM 8. Ceza Dairesince 'zorunlu müdafii atanmadığı' gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş; bozma sonrası kurulan yeni hükme karşı iki sanık ile bir müdafi temyiz yoluna gitmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, süresinde sebep içeren gerekçeli dilekçe sunmayan sanığın temyizini reddetmiş, diğer sanık ve müdafiin temyizi üzerinden istinaf bozmasının geçerliliğini incelemiştir.

Hukuki İlke: CGK'nın 10.10.2019 tarihli 2019/9.MD-355 E., 2019/596 K. sayılı kararı doğrultusunda, süresinde verilen ancak sebep içermeyen temyiz dilekçesinin ardından CMK 294'teki iki haftalık sürede gerekçeli dilekçe sunulmazsa temyiz istemi CMK 298/1 uyarınca reddedilir. Esasa gelince; zorunlu müdafii atanmaması CMK 289/1-(h) kapsamındaki savunma hakkı sınırlaması niteliğinde bir kesin hukuka aykırılık olsa da CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerindeki duruşmasız bozma nedenlerinden değildir; istinaf 280/1-(g) uyarınca duruşma açarak aykırılığı bizzat gidermek zorundadır ve aksi yöndeki bozma CGK'nın 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı gereği hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: Kısmen ret, kısmen bozma: Gerekçeli dilekçe sunmayan sanığın temyizi tebliğnameye aykırı olarak reddedilmiş; diğer sanık yönünden ise BAM 8. Ceza Dairesinin duruşmasız bozması üzerine kurulan ilk derece kararı hukukî değerden yoksun sayılarak hüküm CMK 302/2 gereği bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Süre tutum niteliğindeki sebepsiz temyiz dilekçesi tek başına yeterli değildir; tebliğden itibaren iki haftalık sürede gerekçeli dilekçeyi sunmayı asla atlamayın, aksi hâlde müvekkilinizin temyiz hakkı incelenmeden düşer. Öte yandan zorunlu müdafisiz yargılama tespit eden istinaf bozmalarında dahi duruşmasız bozma yasağı işlediğinden, bu tür dosyalarda hem usul itirazını hem gerekçeli dilekçe disiplinini birlikte yürütün.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla