İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1649 Karar: 2025/4329 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1649 K.2025/4329

2. Ceza Dairesi 2025/1649 E. , 2025/4329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1944 E., 2024/1675 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf talebinin reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama I- Sanık ... hakkında h

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1649 E. , 2025/4329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1944 E., 2024/1675 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf talebinin reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama I- Sanık ... hakkında h

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1649 E. , 2025/4329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1944 E., 2024/1675 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf talebinin reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama I- Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafinin istinaf başvurusunun, sanığın istinaf hakkından feragati nedeniyle reddine ilişkin karara yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde, Sanığın istinaf hakkından feragat ederek cezasının onanması talebinde bulunması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 261. maddesi uyarınca sanığın açık arzusuna aykırı şekilde istinaf başvurusunda bulunulamayacağı gerekçesi ile aynı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca sanık müdafinin istinaf talebinin reddine karar verildiği, bahse konu kararın aynı Kanun’un 279/1-son maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının itiraz merciince incelenmesi için incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine verilen istinaf başvurusunun esastan reddine kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde, Sanık müdafinin, kanunî süresi içinde sunduğu 03.06.2024 tarihli temyiz dilekçesinden sonra, sanığın 05.09.2024 tarihli dilekçe ile cezasının onaylanmasını istediğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, III- Sanık ...'nın temyiz isteminin incelenmesinde, Sanığın yokluğunda verilip 03.06.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 07.10.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, IV- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine kararlarına yönelik sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, Sanıklar hakkında, Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2024 tarihli ve 2023/652 Esas, 2024/184 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c, 43 ve 151/1. maddeleri uyarınca sırasıyla kurulan 2 yıl 6 ay hapis ve 4 ay hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, V - Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin sanıkların eylemi sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararın büyüklüğü sebebiyle, ayrıca sanığın pişmanlık duymadığı göz önüne alınarak cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerekirken, hukuka aykırı şekilde alt sınırdan belirlendiğine, suçun işleniş şekli ve önemi, malların değeri, kastın yoğunluğu, amaç ve saiki dikkate alınarak zincirleme suç hükümleri gereğice de alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden 1/4 oranında alt sınırdan artırım yapıldığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, VI - Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmedilen cezanın türü ve süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin sanıkların eylemi sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararın büyüklüğü sebebiyle, ayrıca sanığın pişmanlık duymadığı göz önüne alınarak cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerekirken, hukuka aykırı şekilde alt sınırdan belirlendiğine, suçun işleniş şekli ve önemi, malların değeri, kastın yoğunluğu, amaç ve saiki dikkate alınarak zincirleme suç hükümleri gereğice de alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden 1/4 oranında alt sınırdan artırım yapıldığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin gerek yerel mahkemece ve gerekse Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince ivedilikle yürütülmeye çalışılan sürecin müvekkilinin savunma hakkını ve adil yargılanma hakkını önemli derecede kısıtladığına, daire tarafından özensiz ve eksik inceleme yapıldığına, yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi kararlarının gerekçeden yoksun olduğuna, yerel mahkemece yürütülen kovuşturma aşamasında esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmada bulunmak için yeterli ve makul süre tanınmadığına, müvekkili sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığına, müvekkiline katılanın zararını gidermesi için fırsat verilmediğine, katılanın beyan ettiği zarar miktarının aşamalarda farklılık arz ettiğine, suçun gece vakti işlendiğine dair sanıkların ikrarı dışında delil bulunmadığına, aynı şekilde katılanın evine iki kez girildiğine dair de sanıkların ikrarı dışında delil bulunmadığından 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırım yapılmasının hatalı olduğuna, her aşamada tutarlı bir şekilde beyanlarda bulunan müvekkili sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasının hukuka uygun olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından “... sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla