İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1659 Karar: 2025/3854 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1659 K.2025/3854

2. Ceza Dairesi 2025/1659 E. , 2025/3854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/3870 D. İş SUÇ : Hileli İflas KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozul

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1659 E. , 2025/3854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/3870 D. İş SUÇ : Hileli İflas KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozul

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1659 E. , 2025/3854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/3870 D. İş SUÇ : Hileli İflas KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9735 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki Burgan Bank Anonim Şirketi tarafından kredi tahsis edilen Garanti Koza İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin yetkililerine yönelik hileli olarak iflas ettirildiklerinden bahisle şikayetçi olunması üzerine başlatılan soruşturmada, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda hileli iflas durumunun mevcut olmadığının tespit edilmesi nedeniyle müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 16/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun üç kişiden oluşan mali müşavir bilirkişiler tarafından tanzim edildiğinin anlaşılması karşısında, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 08/11/2021 tarihli ve 2021/15752 esas, 2021/18740 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şirket adına kayıtlı taşınmaz veya taşınır mallara ilişkin tapu dairesi ve trafik şube müdürlükleri ve ilgili yerlerden sorularak, iflas süreci içerisinde muvazaalı olarak satılıp satılmadığı ya da devredilip devredilmediğinin araştırılması, gerekirse şirketten alacaklı olduğunu bildirenlerin beyanlarının alınarak meselenin vuzuha kavuşturulması, muhasebe kayıt ve defterleri ile gerekli belgelerin temini ile defterler ve tüm kayıtlar üzerinde ticaret, icra ve iflas hukuku ve ceza hukukunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak, şüphelilerin ifadesinin alındıktan sonra sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Şikâyetçi Burganbank Anonim Şirketi tarafından kredi tahsis edilen Garanti Koza İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin yetkililerine yönelik hileli iflas suçunu işlediklerinden bahisle şikâyetçi olunması üzerine başlatılan soruşturmada, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda hileli iflas durumunun mevcut olmadığının tespit edilmesi nedeniyle müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması hâlinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması hâlinde ise Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliğince, Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığının veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürülürse bu husus açıkça belirtilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı verilerek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunulabilir. Anılan şekilde talepte bulunulmuş ise Cumhuriyet başsavcılığı, belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hâkimliğine gönderecektir. Sulh Ceza Hâkimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddedecektir. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara dayanak yapılan 16.02.2024 tarihli bilirkişi raporunun, mali müşavirlerden oluşan üç kişilik heyet tarafından tanzim edildiğinin anlaşılması karşısında, şirket adına kayıtlı taşınmaz ve taşınır malların tapu dairesi ve trafik şube müdürlükleri ile ilgili yerlerden sorularak iflas süreci içerisinde muvazaalı olarak satılıp satılmadığının ya da devredilip devredilmediğinin araştırılması, gerekirse şirketten alacaklı olduğunu bildirenlerin beyanları alınarak bu hususun açıklığa kavuşturulması, muhasebe kayıt ve defterleri ile gerekli belgeler temin edildikten sonra defterler ve tüm kayıtlar üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ve Ceza Hukukunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak; şüphelilerin ifadelerinin de alınmasının ardından sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 28.05.2024 tarihli ve 2024/3870 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla