Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/16602 E. , 2026/2182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/224 E., 2024/76 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 168
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/16602 E. , 2026/2182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/224 E., 2024/76 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinde yer alan, "(1)Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (Mülga ibare :02/07/2012-... S.K./84.md.) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir...(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki düzenlemeler ile Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 07/10/2024 tarihli ve 2021/15384 esas, 2024/11196 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Müştekinin 21.01.2015 tarihli dilekçesi ile sanığın 12.01.2015 tarihinde zararını karşıladığını ve şikayetinden vazgeçtiğini, ayrıca 16.03.2015 tarihli talimat duruşmasında da zararının giderildiğini, şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında; müştekinin zararını soruşturma aşamasında gideren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, olay tarihinde kolluk görevlilerince önleme arama kararı üzerine durdurulan sanık ...'ün aracında gözle görülür şekilde duran hırsızlığa konu eşyaların sorulması üzerine eşyaları hırsızlamış olduğu yeri kolluk görevlilerine söyleyerek suçun ortaya çıkmasını sağladığı ve 26.03.2024 tarihli rızaen teslim tutanağına göre 21 top elektrik kablosunu teslim ettiği, dosya kapsamında müştekinin soruşturma ifadesinde 25-26 top elektrik kablosunun çalındığını beyan ettiği, kovuşturma evresinde ise ifadesinin alınmadığı, bu bakımdan hırsızlığa konu eşyaların müştekiye eksiksiz olarak teslim edilip edilmediği, müştekinin olay nedeniyle herhangi bir zararının bulunup bulunmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulmadığı, müştekinin zararının mevcut olduğunun tespiti durumunda, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığa zarar gidermek isteyip istemediğinin sorularak zarar gidermeyi kabul etmesi halinde makul bir süre verilmesi gerektiği, müştekinin hırsızlığa konu kabloları eksiksiz bir şekilde teslim aldığının tespiti halinde ise henüz hakkında başlatılan bir soruşturma olmayan sanığın suçunu ikrar ederek malzemelerin müştekiye teslim edilmesini sağlaması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmaksızın, kolluk tarafından arama yapılmaması durumunda atılı suçu ikrar edeceği ve çalınan eşyaları teslim edeceği yönünde dosyada somut delile rastlanmadığından bahisle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında; 26.03.2024 olan suç tarihinin, 27.03.2024 olarak yazılmasının, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilmiştir. Hükümlünün, 26.03.2024 tarihinde saat 22.30 sıralarında kolluk görevlilerince önleme arama kararına istinaden yapılan uygulamada aracıyla birlikte durdurulduğu, araçta bulunan elektrik kablolarını nereden aldığı sorulduğunda, hükümlünün suça konu kabloları çalmış olduğu yeri kolluk görevlilerine söyleyerek suçun ortaya çıkmasını sağladığı ve 26.03.2024 tarihli rızaen teslim tutanağına göre 21 top elektrik kablosunu kolluk görevlilerine teslim ettiği, sonrasında da 27.03.2024 tarihli kolluk tutanağı ile toplam 2050 metre uzunluğunda olan bu kabloların kolluk görevlilerince şikâyetçiye teslim edildiği, şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan beyanında 25-26 top elektrik kablosunun çalındığını belirttiği, kovuşturma evresinde ise beyanına başvurulmadığı, bu bakımdan suça konu kabloların şikâyetçiye eksiksiz olarak teslim edilip edilmediği, şikâyetçinin olay nedeniyle herhangi bir zararının bulunup bulunmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmakla; buna göre şikâyetçinin beyanı alınarak suça konu kabloların kendisine eksiksiz olarak teslim edilip edilmediğinin, olay nedeniyle herhangi bir zararının bulunup bulunmadığının kendisinden sorulması ile sonucuna göre şikâyetçinin herhangi bir zararının bulunmadığının tespiti hâlinde olay nedeniyle henüz müracaatı bulunmayan şikâyetçiye çalınanların iadesini sağlayarak soruşturma aşamasında etkin pişmanlıkta bulunan hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği, şikâyetçinin zararının mevcut olduğunun tespiti durumunda ise öncelikle şikâyetçiden soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığı sorularak rızasının bulunduğunun anlaşıldığı durumda soruşturma aşamasında kısmi iadede bulunan hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesi uyarınca cezasında indirim yapılması gerekeceği, şikâyetçinin kısmî iade nedeniyle hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunmadığının anlaşılması hâlinde ise kalan zarar miktarının belirlenmesi sonrası hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için hükümlüye kalan zararı gidermek isteyip istemediği sorularak zararı gidermeyi kabul etmesi durumunda makûl bir süre verilip zararı gidermesi için imkân tanınması ve sonucuna göre hükümlünün kalan zararı gidermesi hâlinde hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanmasının gerekeceği, hükümlü tarafından kalan zararın giderilmemesi durumunda ise ancak bu hâlde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemece, kolluk tarafından arama yapılmaması durumunda hükümlünün atılı suçu ikrar edip çalınan eşyaları teslim edeceği yönünde dosyada somut delile rastlanmadığı biçimindeki yasaya uygun olmayan gerekçeyle hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2024 tarihli ve 2024/... Esas, 2024/76 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Önleme araması sırasında aracıyla durdurulan sanık, araçta görülen elektrik kablolarının sorulması üzerine kabloları çaldığı yeri kolluğa söyleyerek suçun ortaya çıkmasını sağlamış ve 21 top kabloyu rızaen teslim etmiş, kablolar ertesi gün şikâyetçiye verilmişti. Şikâyetçi soruşturmada 25-26 top kablonun çalındığını beyan etmesine ve kovuşturmada hiç dinlenmemesine rağmen, mahkeme "arama yapılmasaydı ikrar edeceğine dair delil yok" gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümlerini uygulamadan hüküm kurmuştu.
Hukuki İlke: Etkin pişmanlık değerlendirmesi kademeli bir araştırmayı gerektirir: önce şikâyetçinin zararının kalıp kalmadığı sorulmalı; zarar yoksa iadeyi soruşturmada sağlayan fail hakkında TCK 168/1 uygulanmalı; kısmi iade varsa 168/1-4 uyarınca şikâyetçinin rızası aranmalı; rıza yoksa kalan zararı gidermek isteyip istemediği faile sorulup makul süre tanınmalı ve giderirse 168/2 uygulanmalıdır. "Arama olmasaydı ikrar etmezdi" biçimindeki varsayımsal gerekçe, bu araştırma yapılmadan etkin pişmanlığın reddine dayanak olamaz.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek karar CMK 309/3 uyarınca bozuldu ve gerekli araştırmanın yapılması için dosya CMK 309/4-(b) bendi uyarınca mahkemesine gönderilmek üzere tevdi edildi; ayrıca karar başlığındaki suç tarihi yanlışlığı mahallinde düzeltilebilir maddi hata sayıldı.
Dava Strateji Notu: Müvekkili aramada yakalanan eşyayı teslim etmiş olan müdafi, mahkemenin "kendiliğinden iade değil" varsayımına karşı bu kararın öngördüğü kademeli araştırma şemasını dilekçesine işlemelidir: iade eksikse rıza sorulması, rıza yoksa kalan zararı giderme imkânı ve süre tanınması talep edilmeden etkin pişmanlığın tümden reddi hukuka aykırıdır. Kesinleşmiş dosyalarda dahi bu eksik araştırma kanun yararına bozma sebebi yapılabilir.