Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/1671 E. , 2025/4246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/541 D. İş SUÇ : Mala zarar verme KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9667 sayılı kanun yarar
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/1671 E. , 2025/4246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/541 D. İş SUÇ : Mala zarar verme KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9667 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359 esas, 2006/7944 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/2207 esas, 2018/6087 karar sayılı ilamında yer alan "06.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 5560 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinin suç tarihi itibariyle, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, 30/10/2008 olan suç tarihi itibarıyla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlenen mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşılmakla, itirazın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile...BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan,“Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün, suç tarihi olan 21/02/2007 tarihinden sonra yürürlüğe girdiğinden bahisle Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesince mala zarar verme suçu yönünden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmesini müteakip, uzlaşma sağlandığından bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, suç tarihi itibariyle, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez." şeklinde düzenlemenin bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ancak, bu defa da 5237 sayılı Kanun'un 142/4. maddesinde yer alan “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” şeklindeki ve 5271 sayılı Kanun'un 253/1-a maddesinde yer alan "Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar. " şeklindeki düzenlemelerin yürürlükte olması nedeniyle, nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte işlenen ve bu nedenle suç tarihinde şikayete tabi olmayan mala zarar verme suçu için uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle, uzlaştırma sağlandığından bahisle düşme kararı verilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükümlü ...'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 116/4 ve 151. maddeleri gereğince sırasıyla 4 yıl, 2 yıl ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2007 tarihli ve 2007/61 Esas, 2007/170 Karar sayılı kararının temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 14.03.2012 tarihli ve 2008/324 Esas, 2012/4496 Karar sayılı ilâmı ile hırsızlık suçundan kurulan hükmün onanmasına, diğer suçlardan kurulan hükümlerin ise bozulmasına karar verilmesinden sonra hükümlünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 151/1. maddeleri uyarınca sırasıyla 1 yıl 8 ay ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2013 tarihli ve 2012/208 Esas, 2013/152 Karar sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, 02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine, taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle mala zarar verme suçu yönünden kamu davasının düşürülmesine dair 13.04.2017 tarihli ek karar verilmiş ve bu ek karara yapılan itiraz da merci tarafından reddedilmiş ise de, Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2013 tarihli kararından sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı; ancak somut olayda suç tarihinin 21.02.2007 tarihi olduğu ve 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinde “soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez...." şeklinde yer alan düzenleme gereğince, asıl karar tarihi itibarıyla incelemeye konu olan ve 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olması nedeniyle bu suç bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesindeki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırılması sonrasında ise, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesine 5918 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile eklenen ve 26.06.2009 tarihinde yürürlüğe giren “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinde uzlaşma kapsamına girmeyen ve 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu ile birlikte işlenmiş olan mala zarar verme suçu bakımından uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2017 tarihli ve 2017/541 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.