Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/1683 E. , 2025/4254 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/160 E., 2011/268 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay (Kapatılan) 22. Ceza Dairesinin, 28.03
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/1683 E. , 2025/4254 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/160 E., 2011/268 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay (Kapatılan) 22. Ceza Dairesinin, 28.03.2016 ve 2015/14197 Esas, 2016/4740 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.01.2025 tarihli ve KD-2024/133564 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanık hakkında, 01.06.2005 tarihinden önce işlediği suç yönünden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu lehe kabul edilerek yapılan uygulamada aynı Kanun'un 58. maddesindeki koşullar oluşsa bile, sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi de uygulanmak suretiyle kurulan hükmün onanmasının hukuka aykırılık oluşturduğundan bahisle onama ilâmının kaldırılmasına ve sanık hakkında kurulan hükümden tekerrüre ilişkin kısım çıkarılarak hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkindir. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.05.2006 tarihli, 147-149 sayılı ve 19.12.2006 tarihli, 319-302 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tekerrür, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda cezanın artırım nedeni olarak öngörülmüş iken, yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz kurumu olarak düzenlenmiştir. Buna göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu lehe kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aleyhe olan ve infazı ilgilendiren bu hükmün (5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin) uygulanma olanağı bulunmayacaktır. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyadaki somut olayda, 13.09.2001 tarihinde işlenen hırsızlık suçu yönünden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu lehe kabul edilerek yapılan uygulamada aynı Kanun'un 58. maddesindeki koşullar oluşsa bile, sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay (Kapatılan) 22. Ceza Dairesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/14197 Esas, 2016/4740 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2011 tarihli ve 2008/160 E., 2011/268 K. sayılı kararının, Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenle, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, İtirazname’ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümden "Sanığın tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğundan 5237 Sayılı TCK.nın 58/6 maddesi gereğince sanığın hükmolunan cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine. Ayrıca mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," şeklindeki tekerrüre ilişkin kısmın çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.