İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1834 Karar: 2025/9034 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1834 K.2025/9034

2. Ceza Dairesi 2025/1834 E. , 2025/9034 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4233 E., 2024/2568 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzelterek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ce

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1834 E. , 2025/9034 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4233 E., 2024/2568 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzelterek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ce

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1834 E. , 2025/9034 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4233 E., 2024/2568 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzelterek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; husumet olduğu, delil olmadığı, alt sınırdan ceza veya beraat kararı verilmesi gerektiği ve lehe hükümlere ilişkin olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; eksik inceleme yapıldığı, beraat olmalı ya da sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu, sanık ...'ın temyiz isteminin; eksik inceleme yapıldığına ilişkin olduğu, katılan vekilinin temyiz isteminin ise; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-f-h maddelerine uyduğu ve cezanın üst hadden verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereğince takdiren reddine karar verilmiştir. Sanıkların hırsızlık eylemlerini tanınmamak için maske takarak gerçekleştirmeleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 142/2-f-h maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanun'un 142/2-h maddesinden uygulama yapılması, ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. I. Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; Sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu kabul edildiğinden, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, II. Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/173 Esas, 2016/295 Karar sayılı ilâmında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesinde belirtilen "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez" hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hâkiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım tamamen çıkartılarak, hüküm fıkrasına, " Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/173 Esas, 2016/295 Karar sayılı hükmü ile hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla