KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/1847 E., 2025/5132 K.
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/692 E., 2022/844 K
- Suç
- Hırsızlık
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
428 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Başsavcılığının 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10051 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinde yer alan, "(1)Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (Mülga ibare :02/07/2012-6352 S.K./84.md.) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir...(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için,
ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki düzenlemeler ile Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/9634 esas, 2021/3097 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Sanığın, 30.02.2019 tarihli duruşmada müştekinin zararını karşılamak istediğini beyan etmesi karşısında; mahkemece, aynı celse mahkumiyetine karar verilerek,
sanığa zararı gidermesi için makul bir süre ve imkan verilmeden hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeni ile anılan hususa yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş olduğundan kabulü..5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmasına..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın 01/11/2022 tarihli celsede alınan savunmasında, müştekinin zararını gidermek istediğini açıkça beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında,
sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükümlünün, 01.11.2022 tarihli celsede, katılanın zararını gidermek istediğini açıkça beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun, ancak mahkemece hükümlüye bu hususta makûl bir süre verilmeksizin, zararı giderip etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına imkân tanınmadan aynı celse hükümlünün cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
gerekirse ödeme yeri belirlenip hükümlüye zararı giderme imkânı tanınarak sonucuna göre hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir