İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/2469 Karar: 2025/24467 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/2469 K.2025/24467

2. Ceza Dairesi 2025/2469 E. , 2025/24467 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3785 E., 2024/2765 K SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi ü

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/2469 E. , 2025/24467 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3785 E., 2024/2765 K SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi ü

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/2469 E. , 2025/24467 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3785 E., 2024/2765 K SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında şikâyetçiler ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçundan 7 yıl hapis cezalarına hükmedildiği, anılan mahkûmiyet hükümlerine yönelik Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.01.2024 tarihli ve 2022/2971 Esas, 2024/262 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanıkar hakkında şikâyetçiler ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin de temyizinin kabil olduğu belirlenerek temyiz taleplerinin reddine ilişkin 01.11.2024 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, “etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma imkanı tanınmadığına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine, değer düşüklüğü nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, suç vasfının yanlış tayin edildiğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli, 2021/182 Esas, 2022/328 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.01.2024 tarihli ve 2022/2971 Esas, 2024/262 Karar sayılı kararı ile “ ...Sanıkların kastlarının yoğunluğu dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi doğru ise de, olayın oluş şekli, zarar miktarı gözetilerek makul oranda arttırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini, suç konusu eşyaların olay tarihindeki ikinci el değerinin soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklara göre ehil olmayan kolluk personelince belirlendiği ve bu tutanakların hükme esas alındığı anlaşılmakla, ehil bilirkişi vasıtasıyla suç tarihinde suça konu eşyaların ikinci el değerinin tespit ettirilerek buna göre her bir eylem yönünden 5237 s. TCK'nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk olduğunun gözetilmemesi, sanıklardan Mesut'un tekerrüre esas alınan Karaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1 99... /488 karar sayılı ilamında yer alan verilen 10 ay hapis cezasının gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal suçuna ilişkin olduğu ve ilam içeriğinden uzlaşma yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı nazara alınarak, bu hususun araştırılarak sonucuna göre ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması...” gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.01.2024 tarihli ve 2022/2971 Esas, 2024/262 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli, 2024/71 Esas, 2024/306 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İki sanık şikayetçilere yönelik hırsızlık suçundan 7 yıl hapse mahkum edilmiş; BAM dosya üzerinden inceleme yaparak hükmü bozmuş, ilk derece mahkemesi bu bozmaya göre yeniden hüküm kurmuştur.

Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesi CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı sayılan haller dışında duruşma açmaksızın bozma kararı veremez; bu sınırlar dışındaki bozma ve buna dayalı ilk derece kararı görevsiz mahkemece verilmiş sayılıp hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul, hukuki değerden yoksundur (CGK ve AYM kararlarıyla teyitli).

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: BAM'ın CMK 280'de sayılan haller dışında verdiği bozma kararları mahkemeye erişim hakkını ihlal eder ve hükümsüzdür; böyle bir durumda BAM'ın duruşma açıp CMK 280/1-(g) uyarınca davayı yeniden görmesi gerektiği temyizde ileri sürülmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla