Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/2475 E. , 2026/5884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/514 E., 2024/540 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3.maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, a
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/2475 E. , 2026/5884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/514 E., 2024/540 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3.maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1.maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın beraatine karar verilmesi isteğine, sanık hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Şikâyetçinin hırsızlık suçuna ilişkin bir zararının ve sanığın buna ilişkin bir zarar gideriminin olmadığı, soruşturma aşamasında mala zarar verme suçuna ilişkin zararın giderildiği gibi, teşebbüs aşamasında kalan suçlarda 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden sanık hakkında aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilemeyecek olmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, "koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmamasına" ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında hırsızlık suçundan bozma üzerine yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Müdafii beraat talebiyle ve suça konu malın değerinin azlığı (TCK 145) hükmünün uygulanması gerektiği iddiasıyla temyize başvurmuştur. Hırsızlık suçu bakımından şikâyetçinin bir zararının ve buna ilişkin zarar gideriminin bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Hukuki İlke: Teşebbüs aşamasında kalan ve zarar doğmayan hırsızlık suçlarında TCK 168'de öngörülen etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz; ancak aleyhe temyiz bulunmadığından hatalı uygulama bozma nedeni yapılmamıştır. 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ikinci kez tekerrür halinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanması gerektiğinden, hükümde koşullu salıvermeye yer olmadığına karar verilemez.
Uygulama Sonucu: Diğer temyiz nedenleri reddedilmiş; hüküm fıkrasından koşullu salıvermenin uygulanmamasına ilişkin kısım çıkarılmak suretiyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Lehe kanun değişikliklerini (özellikle infaz rejimine ilişkin 5275/108 ve 7550 sayılı Kanun) inceleme tarihindeki güncel haliyle takip etmek gerekir; koşullu salıvermeye yer olmadığına dair hükümler bu değişiklik ışığında düzeltme konusudur. Zarar doğmayan teşebbüs hallerinde etkin pişmanlık talebinin hukuken karşılıksız kalabileceği de gözetilmelidir.