Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/3137 E. , 2025/7631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/496 E., 2008/304 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kara
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/3137 E. , 2025/7631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/496 E., 2008/304 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/20127 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında, Dosya kapsamına göre, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2008 tarihli kararında sanığın önceki cezasından fazla olacak şekilde 2 yıl 4 ay hapis ve 4 ay hapis cezalarına hükmedilmiş ise de, Uyarlama yargılamasında, hükümlünün aleyhe bozma yasağından yararlanma ve kazanılmış hakkı bulunmamakta ise de, uyarlama yargılamasında, kesinleşen ve uyarlamaya konu edilen hükümdeki ceza miktarından daha fazla bir ceza verilmesinin ya da uyarlama sonucu önceki hükümden sanık açısından daha ağır bir durumun söz konusu olamayacağı, bu kapsamda somut olarak karşılaştırma yapıldıktan sonra sonuç ceza olarak 1 yıl 8 ay 26 gün hapis cezasına hükmedilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlü ...'ün, suç tarihi olan 11.12.1994 tarihinde gece vakti saat 03.30 sıralarında, şikâyetçiye ait olan ve İzmir ili Bornova ilçesindeki bir apartman önünde park edilmiş bulunan 34 BTH ... plakalı otomobilin, şoför mahallinin kapısının camını tornavida ile yukarıdan aşağıya bastırarak açtıktan sonra düz kontak yapıp otomobili çaldığı, sonrasında gittiği Antalya ilinde suça konu araçla 12.12.1994 tarihinde karıştığı başka bir hırsızlık olayında yakalandığı ve bahse konu aracın çalıntı araç olduğunun, şikâyetçi ...'in, 11.12.1994 günü aracının çalındığından bahisle İzmir ilindeki Özkanlar Karakoluna müracaatta bulunduğunun kolluk görevlilerince tespit edildiği, olayda rızaî bir iadenin söz konusu olmadığı ve buna göre hükümlü hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 523. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden hükümlünün 765 sayılı Kanun'un 493/1, 522, 523 ve 81/1-3. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay 26 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair verilen ve uyarlamaya konu edilen 21.04.1995 tarihli kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla; Hükümlünün eylemine uyan 765 Sayılı Kanun'un 493/1. maddesinin uygulanması hâlinde hükümlünün 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasının gerekeceği ve aracın değerinin suç tarihine göre pek fahiş olması nedeniyle aynı Kanun'un 522. maddesi uyarınca temel ceza 1/6 oranında artırıldığında hükümlünün 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırımasının gerekeceği, yine tekerrüre esas ilâmı uyarınca anılan Kanun'un 81. maddesi ile de hükümlünün cezasının artırılmasının gerekeceği, hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca alt sınırdan ceza tayini yapıldığında hükümlünün netice cezasının 2 yıl 4 ay hapis cezası olacağı ve buna göre doğru uygulama yapılsa idi, hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanmasının daha lehe olacağı anlaşılmakta ise de; uyarlamaya konu edilen 21.04.1995 tarihli karardaki hapis cezasının miktarının 1 yıl 8 ay 26 gün olduğu, bu kararla hükmedilen sonuç cezanın daha üzerinde bir cezaya uyarlama yargılamasında hükmedilmesinin mümkün bulunmadığı ve de çalınan araca verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, zira hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı, buna göre uyarlama talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlünün hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile ve mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2008 tarihli ve 2007/496 Esas, 2008/304 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, UYARLAMA TALEBİNİN REDDİNE, hükümlü hakkında 21.04.1995 tarihinde hükmedilen 1 yıl 8 ay 26 gün hapis cezasının AYNEN İNFAZINA, hırsızlık suçundan hükmolunan 2 yıl 4 ay hapis cezasının ve mala zarar verme suçundan hükmolunan 4 ay hapis cezasının kaldırılmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.