Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/3166 E. , 2025/5790 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/362 E., 2016/153 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama, bozma I) Suçtan zarar gören ... vekilinin, sanık ha
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/3166 E. , 2025/5790 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/362 E., 2016/153 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama, bozma I) Suçtan zarar gören ... vekilinin, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından açılan davalarda, suçtan doğrudan zarar görmeyen kurum vekilinin hükümleri temyiz hakkı bulunmadığından suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, II) Suçtan zarar gören ... vekili ile sanığın, sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Kamu malına zarar verme suçu bakımından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikâyetçi İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Dairemizin 05.12.2023 tarihli kararı sonrasında yapılan tebliğ işlemi üzerine ... vekilinin sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmü temyiz ederek katılma iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, olay tarihinde polis merkezinde bulunan kapıya tekme atmak suretiyle zarar vermesi şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a. maddesinde düzenlenen kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 24.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.