KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/3890 E., 2025/14282 K.
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/403 E., 2024/728 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
292 kelime·1 dk okuma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde "Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise "Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın katılanı tanımadığına, iş yerine hiç gitmediğine, sanığın malları çalmadığına, TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasında çelişki olduğuna;
sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın tutarlı beyanları ile suç işlemediğini beyan ettiğine, suçun işlendiğinin ispatlanamadığına, delil yetersizliği bulunduğuna; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise sanığın hırsızlık kastı bulunmadığına, somut delil bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
Sanıklar hakkında 27.11.2024 tarihli kararın gerekçe bölümünde 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına karar verildiği belirtildiği halde, hüküm fıkralarında bu kez sanıklar hakkında fiilden sonraki davranışları ve cezanın etkisi göz önünde bulundurularak takdiri indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmedildiği belirtilerek hükümlerde çelişki yaratılması,