İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/4032 Karar: 2025/8174 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/4032 K.2025/8174

2. Ceza Dairesi 2025/4032 E. , 2025/8174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/59 E., 2017/568 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlg

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/4032 E. , 2025/8174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/59 E., 2017/568 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlg

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/4032 E. , 2025/8174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/59 E., 2017/568 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2025 tarihli ve KYB-2025/34840 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 09/04/2018 tarihli ve 2018/616 esas, 2018/4761 sayılı kararında, "Kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi halinde TCK'nın 168/5. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekli olduğu, bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usul işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi halinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği, TCK'nın 168/5 ve CMK'nın 223/8. fıkraları uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için suç tarihine göre düşme kararı verileceği ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebligat yapılıyor ise makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde, eksik kovuşturma ile mahkumiyet hükmü kurulması,.." şeklinde belirtildiği üzere, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi hâlinde zararı gidermesi için kendisine süre verilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda, sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde borcu yapılandırdığını ve ödediğini beyan etmesine rağmen ödeme hususu araştırılmadığı gibi sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmadığının anlaşılması karşısında Mahkemesince katılan kurumun zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanık tarafından 27/05/2016 tarihli dilekçe ekinde sunulan ve katılan kurum vekili tarafından tahsil edildiği anlaşılan kısmi ödeme ve yapılmış ise taksitli ödeme miktarları tespit edildikten sonra zarar miktarından düşülmek suretiyle oluşan zararın nasıl ve nereye ödeneceği hususunda bildirim yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2-Kabule göre de, sanık tarafından 27/05/2016 tarihli dilekçe ekinde sunulan ödeme makbuzunda belirtilen kısmi ödeme ve taksitlendirme hususunun akıbeti araştırılmadan ve söz konusu ödeme hususu hiç değerlendirilmeden hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir. 2. İncelemeye konu dosyada, kurum vekili olan Av. ... tarafından yetki belgesiyle yetkilendirildiği anlaşılan Av. ... 'nun, 01.07.2015 tarihli duruşmaya iştirak ederek katılma talebinde bulunmasının ardından, Av. ... tarafından dosyaya azilname sunularak vekillik görevinin sona erdiğinin belirtildiğinin ve bu hususun 23.11.2016 tarihli duruşma zaptında da yer aldığının, ayrıca Av. ... tarafından dosyaya katılan kurumun vekilliğini üstlendiğini belirtir vekâletname sunulduğunun ve Av. ... da katılan vekili olarak gerekçeli karar başlığında yer aldığının, ancak katılan kurum vekilinin yokluğunda verilen kararın, katılan kurum vekilllerinden olduğu düşünülerek adı geçen Av. ... 'na tebliğ edilmesi suretiyle hükmün istinaf edilmeden kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; vekillik görevi sona eren Av. ... tarafından yetki belgesiyle yetkilendirildiği anlaşılan Av. Ali Volkan Köroğlu'na yapılan gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan ve karar katılan kurum vekili olan Av. ...'na tebliğ edilmediğinden, inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla