Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/4528 E. , 2025/11594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/200 E. 2024/163 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Bozma I. Sanık hakkında mala zarar verme ve iş yeri dokunulmaz
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/4528 E. , 2025/11594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/200 E. 2024/163 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Bozma I. Sanık hakkında mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.11.2024 gün ve 2024/200 Esas, 2024/163 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, olayı olduğu gibi anlatarak, olay sırasında alkol ve psikiyatrik ilaçlar etkisinde kaldığından ne yaptığını bilmeden hareket ettiğini ifade ettiğinin dikkate alınması gerektiğine, sanığın samimi beyanları ve pişmanlığının dikkate alınması gerektiğine, malın değerinin azlığı dikkate alınarak indirim yapılması gerektiğine, suç kastı bulunmadığından suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, hükmün bozulması ve sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın hükümden sonra, temyiz aşamasında 25.12.2024 tarihli dilekçe ekinde ibraz ettiği .... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 29.03.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanık hakkında anti sosyal kişilik bozukluğu teşhisi konulduğunun belirtildiği anlaşıldığından; TCK'nın 32. maddesi kapsamında sanığın, suç tarihinde işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ya da bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 32. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, 2- 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasından "sanığın 2. kez mükerrir olduğu anlaşıldığından 5275 sayılı Yasa'nın 108/3. maddesi uyarınca sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.