İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/4704 Karar: 2025/14934 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/4704 K.2025/14934

2. Ceza Dairesi 2025/4704 E. , 2025/14934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/867 E., 2024/1069 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edil

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/4704 E. , 2025/14934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/867 E., 2024/1069 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edil

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/4704 E. , 2025/14934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/867 E., 2024/1069 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin, savunmasında bahsettiği CD'nin dava dosyasına sunulduğu tarihte askerde olduğunu, ...'a herhangi bir baskı yapma ihtimali ve imkanı bulunmadığı gibi temyizen bozulup gelmiş olan dosyanın yapılan yargılamasında ...'un ifade ettiği tarzda bir whatsapp görüşmesinin de askerdeyken yapılamayacağının aşikar olduğuna, zira askerlik süresince akıllı telefon kullanımının yasak olduğuna, ...'un iddiasının tamamıyla hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğine, bahse konu kartın katılan tarafından ...'a kullanması için verildiği düşünüldüğünde müvekkilinin kartı kullanma sürecinin tamamının ...'un iradesi doğrultusunda olduğunun da ispat edildiğine, kullanım gerekçesinin de ...'un ihtiyaçlarını karşılama olduğunun da ispat edildiği noktada müvekkiline kanunun tanımladığı manada bir suç yüklenmesinin mümkün olmadığına, kredi kartının zilyedinin katılanın beyanından da açıkça anlaşılacağı üzere tanık ... olduğuna, tanık ...'un zilyet olarak kredi kartının kullanılmasına rızasının mevcut olduğuna, bu haliyle suçun unsurlarından olan zilyedin rızası dışı kullanımın da dava dosyasında oluşmadığına, tüm bu incelemelerden yoksun şekilde karar verilmiş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 142/2-e maddesi uyarınca belirlenen 6 yıl 3 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 143. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılırken 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 7 yıl 6 ay hapis cezasına, devamında aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken 11 yıl 8 ay 18 gün hapis cezası yerine 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezasına, devamında aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 9 yıl 9 ay 5 gün hapis cezası yerine 6 yıl 21 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hakka konu ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak, Dairemizin 16.04.2024 tarihli bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada sanığın neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, bu hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında tayin olunan cezanın 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği 6 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından "... CMK.nın 283 ve 307/son maddeleri uyarınca sanığın önceki hükümdeki gibi 6 Yıl 3 Ay Hapis Cezası İle Cezalandırılmasına," ibaresi çıkarılarak yerine "... sanık hakkında tayin olunan cezanın 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği 6 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresi eklenmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla