İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/9769 Karar: 2025/22385 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/9769 K.2025/22385

2. Ceza Dairesi 2025/9769 E. , 2025/22385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/278 E., 2021/562 K. SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/9769 E. , 2025/22385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/278 E., 2021/562 K. SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/9769 E. , 2025/22385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/278 E., 2021/562 K. SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Bozma öncesi yapılan 12.11.2015 tarihli duruşmada kamu davasına katılma talebinde bulunan ve katılma talebi karara bağlanmayan şikâyetçi ...'ın sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından; 26.08.2015 tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunan ve katılma talebi karara bağlanmayan ... Tic. A.Ş. vekilinin de hırsızlık suçları bakımından davalara katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede; I) Sanık ... hakkında hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Katılan ...'ün, sanık tarafından çalınan iki adet içkinin bandrolleri sökülmüş vaziyette iade edilmesi nedeniyle satışa arz edilemeyeceğinden zararın giderilmediğini beyan ettiği ve bu haliyle sanık tarafından gerçekleştirilen iadenin kısmî iade olarak kabulünde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması karşısında; kısmî iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği şikâyetçiden sorularak, sonucuna göre hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ile sanık ...'un adını kullandığı ... hakkında iftirasından dönmesinin söz konusu olmadığı, 19.06.2015 tarihli Tutanakta belirtildiği üzere, sanığın parmak izleri ile kimlik bilgilerinin farklı olduğunun anlaşılması üzerine gerçek kimliğinin belirlendiğinin anlaşılması karşısında; koşulları oluşmadığı hâlde sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 269/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; hırsızlık suçu bakımından soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edilen iade nedeniyle sanık hakkında verilen cezada indirim yapılırken, uygulama maddesinin "168/1" yerine "168" maddesi olarak belirtilmesi ile "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun, gerekçeli karar başlığı ile hüküm fıkrasında "iftira" suçu olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 35... . maddelerine göre belirlenen 1 yıl 15 gün hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 4 ay 5 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, adli sicil kaydında yer alan İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2013 tarihli ve 2013/595 Esas, 2013/407 Karar sayılı ilâmına konu suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alındığında; adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek nitelikte mahkûmiyetleri bulunan sanık hakkındaki ilâmlara konu cezaların bihakkın tahliye tarihleri sorularak infaz tarihleri kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilip sonucuna göre tekerrüre esas alınıp alınmayacağının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar hakkında hırsızlık ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından mahkûmiyet kurulmuş; çalınan içkilerin bandrolleri sökülü iade edilmesi kısmi iade sorununu, bir sanığın adli sicilindeki çocukken işlenen suçun tekerrüre esas alınıp alınamayacağı ise infaz sorununu gündeme getirmiştir. Ayrıca katılma talepleri karara bağlanmamıştır.

Hukuki İlke: Kısmi iade hâlinde TCK 168 kapsamında etkin pişmanlık için mağdurun rızasının sorulması gerekir; TCK 58/5 uyarınca fail 18 yaşından küçükken işlediği suça ilişkin mahkûmiyet tekerrüre esas alınamaz, bu nedenle sabıka kayıtlarındaki ilamların infaz/bihakkın tahliye tarihleri araştırılmalıdır.

Uygulama Sonucu: Bir sanık yönünden onama, diğer sanık yönünden bozma

Dava Strateji Notu: Tekerrür uygulamasında müdafi, sabıka kaydındaki her ilamın suç tarihindeki yaşını ve infaz tarihlerini denetlemeli; 18 yaşından küçükken işlenen suçların tekerrüre esas alınamayacağını (TCK 58/5) ileri sürmelidir. Kısmi iadede etkin pişmanlık indirimi için mağdurun rızasının sorulması talep edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla