İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/4876 Karar: 2025/11113 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/4876 K.2025/11113

2. Ceza Dairesi 2025/4876 E. , 2025/11113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/1277 E., 2017/497 K. SUÇ : Hırsızlık (Karşılıksız yararlanma) HÜKÜM : Uyarlama yargılaması neticesinde önceki hükmün aynen geçerli sayılmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/4876 E. , 2025/11113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/1277 E., 2017/497 K. SUÇ : Hırsızlık (Karşılıksız yararlanma) HÜKÜM : Uyarlama yargılaması neticesinde önceki hükmün aynen geçerli sayılmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/4876 E. , 2025/11113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/1277 E., 2017/497 K. SUÇ : Hırsızlık (Karşılıksız yararlanma) HÜKÜM : Uyarlama yargılaması neticesinde önceki hükmün aynen geçerli sayılmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükümlü ... hakkında Ankara(Kapatılan) 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.06.1996 tarihli ve 1994/1717 Esas, 1996/521 Karar sayılı kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522 ve 647 sayılı Kanun’un 4-6. maddeleri gereğince erteli 2.100.000,00 TL ağır para cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve bahse konu kararın 18.11.1996 tarihinde kesinleştiği, bilahare hükümlü müdafiinin 01.10.2015 tarihli dilekçe ile, 6352 sayılı Kanun’un uygulanmasını talep ettiği, Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2015 tarihli ve 1994/1717 Esas, 1996/521 Karar sayılı görevli olmadığına dair ek kararına itiraz edildiği, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/906 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kabülüne karar verildiği, bu kararın Dairemizin 04.05.2016 tarihli ve 2016/4034 Esas, 2016/8484 Karar sayılı kararı ile kanun yararına bozulduğu ve hükümlü müdafiinin dilekçesinin aynı zamanda uyarlama talebi olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği ve bunun üzerine Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2017 tarihli kararı ile "Ankara(Kapatılan) 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.06.1996 tarihli ve 1994/1717 Esas, 1996/521 Karar sayılı kararının aynen geçerli sayılmasına" karar verildiği anlaşılmış ise de; 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uyarlama yapılması gerekeceğinden, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Kanun’un 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması nedeniyle zararı tazmin etmesi halinde hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği gözetilerek, mahkemece duruşma açılıp, öncelikle hükümlünün kurum zararını giderip gidermediği katılan kurumdan sorularak, gidermediğinin belirlenmesi halinde, normal tarifeye göre vergili ve cezasız olarak bilirkişiye hesaplattırılacak olan kurum zararını gidermesi halinde, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair hükümlüye bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verildikten sonra ödemesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ödememesi hâlinde ise, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-f bendinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 163. maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi için uyarlama yargılaması yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçeyle salt her iki kanunun alt ve üst sınırları esas alınarak ve para cezasının ertelenip ertelenemeyeceği yönünden bir değerlendirme yapılmak suretiyle "Ankara(Kapatılan) 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.06.1996 tarihli ve 1994/1717 Esas, 1996/521 Karar sayılı kararının aynen geçerli sayılmasına" karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla