İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/4884 Karar: 2025/7739 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/4884 K.2025/7739

2. Ceza Dairesi 2025/4884 E. , 2025/7739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/90 E., 2025/391 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Ve M

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/4884 E. , 2025/7739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/90 E., 2025/391 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Ve M

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/4884 E. , 2025/7739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/90 E., 2025/391 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların 5271 sayılı Kanun'un 296/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, mahkeme kararının usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine elverişli delil bulunmadığına, suça iştirak iradesinin bulunmadığına, suçun işleneceğinden haberinin olmadığına, dosya kapsamında alınan tüm tanık ve sanık beyanlarından sanığın masum olduğunun açıkça anlaşıldığına, alınan HTS kayıtlarının sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin bir delil niteliğinde olmadığına, sanık hakkında takdiri indirim nedeninin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Olay esnasında kimlikleri tespit edilemeyen şahısların kafalarında kask olduğu anlaşıldığından, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinin 2. fıkrasınının (h) bendinin yanında (f) bendine de uyduğu gözetilmeksizin, sadece TCK'nın 142/2-h bendinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesi hükmü uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı göz önüne alınarak, sanığa ait tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli ve 2019/552 Esas, 2021/393 Karar sayılı ilâmı ile verilen mahkûmiyete ilişkin ilâmında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 05.02.2025 tarihli ve 2025/90 Esas, 2025/391 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2024 tarihli ve 2024/343 Esas, 2024/581 Karar sayılı kararından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden “...ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” ilişkin kısmının çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, dosyanın 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereğince Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla