İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/4994 Karar: 2025/11593 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/4994 K.2025/11593

2. Ceza Dairesi 2025/4994 E. , 2025/11593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/6646 E., 2025/68 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Onama I. Sanıklar hakkında mala zarar verme ve iş yeri doku

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/4994 E. , 2025/11593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/6646 E., 2025/68 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Onama I. Sanıklar hakkında mala zarar verme ve iş yeri doku

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/4994 E. , 2025/11593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/6646 E., 2025/68 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Onama I. Sanıklar hakkında mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 16.01.2025 gün ve 2024/6646 Esas, 2025/68 Karar sayılı kararının, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığına, üst sınırdan ceza verildiğine, TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığına, sanık ... müdafiinin, sanığın suçu ikrar edip zararı gidermek istemesine rağmen kendisine olanak tanınmadığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname de bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Duruşmanın bitirileceği esnada sanıklara ayrı ayrı son sözleri sorulması gerekirken, "sanıktan son sözü soruldu" denmek suretiyle hangi sanığa son sözü sorulduğu belli olmaksızın karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla