Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/5211 E. , 2025/8757 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2278 E., 2024/3827 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/5211 E. , 2025/8757 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2278 E., 2024/3827 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2022 tarihli ve 2022/26 Esas, 2022/533 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli ve 2022/4105 Esas, 2023/1688 Karar sayılı kararı ile hükmün; suça sürüklenen çocuk hakkında;''... somut dava dosyasında ilk derece mahkemesince ise de işbu belgelerden soruşturma evresinde kolluk tarafından tanzim olunan 19/08/2022 tarihli yer tespit tutanağının, soruşturma evresinde kolluk tarafından tanzim olunan 19/03/2020 tarihli yer gösterme tutanağının, soruşturma evresinde kolluk tarafından tanzim olunan 19/03/2020 tarihli yakalama, üst arama ve savcı görüşme tutanağının, suça konu motosikletin aidiyetini gösterir ruhsat fotokopisinin, suça sürüklenen çocuğun soruşturma evresinde sorgudaki savunmasının her birinin son hükmün kurulmasında esasa müessir belge oldukları ve soruşturma evresinde toplanan bu delillerin ancak kovuşturma evresine getirilerek kovuşturmada okunmak ve kamu davası taraflarına tartıştırılmak suretiyle hüküm kurulmasına esas alınabilecekleri, ilk derece mahkemesince ise bu belgelerin duruşmada okunmadığı ve taraflara tartıştırılmadığı, ... okunmadığı/anlatılmadığı tespit olunan tutanakların isimleri ve tarihleri açıkça belirtilmek suretiyle okunmadan "Suça sürüklenen çocuğa dosya içerisinde bulunan nüfus ve adli sicil kaydı okundu." biçimindeki duruşma zaptına geçmiş ifadelerin ilk derece mahkemesince yukarıda suça sürüklenen çocuğua okunmadığı tespit olunan tutanakların okunduğu ya da anlatıldığı anlamına gelemeyeceği, böylece iş bu esaslı delillerin CMK.nın 217/1. maddesi gereğince duruşmada ikame edilmediği, buna rağmen işbu delillerin hükme esas alınmış olmasının iş bu delillerin kovuşturma evresi bakımından CMK.nın 289/1-i maddesi gereğince hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş niteliğini kaybettirdiği bu durumunda CMK.nın 289/1-i maddesi kapsamında kesin hukuka aykırılık sebebi olup, bozma müeyyidesine tabi olduğu, soruşturma evresinde kolluk tarafından tanzim olunan 19/03/2020 tarihli yer tespit tutanağında yer alan fotoğraflara göre, suçun işlendiği yer olarak gözüken yerin yol tarafında olan bölümünün bütünüyle tel örgüyle çevrili olup olmadığı yönünde tespit yapılamadığından ve tel örgünün bütünüyle suçun işlendiği yeri çevirmemiş olması halinde mahallin eklenti niteliği olamayacağının, mahalde keşif icrasıyla suç mahallinin yol tarafına bakan bölümünde suç mahallinin eklenti niteliğine büründürecek şekilde çevrili olup olmadığının tespitinden sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik tahkikat ile TCK.nın 142/2.maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulmuş olması, tanzim olunan iddianamede suça sürüklenen çocuğun eyleminin sevk maddesinin TCK.nın 142/1-e.maddesi gösterilmiş olmasına karşın, CMK.nın 226.maddesi gereğince ek savunması alınmadan TCK.nın 142/2-h.maddesi gereğince savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulmuş olması, suça sürüklenen çocuğun cezasında TCK.nın 143/1.maddesinin uygulanmasına karar verilmiş olmasına göre müdafiisi hazır bulunmadan savunmasının alınarak savunma hakkının kısıtlanmış olması ve suça sürüklenen çocuğun ikrarı, eylemin geceden sayılan zamanda yapıldığına ilişkin ikrarının hakkında TCK.nın 143/1.maddesinin uygulanmasını mucip kılması gözetildiğinde dosya kapsamı ile örtüşmeyecek şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nın 62/1.maddesinin uygulanmamak suretiyle hüküm kurulmuş olduğundan'' bahisle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin16.05.2023 tarihli ve 2022/4105 Esas, 2023/1688 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli ve 2023/626 Esas, 2024/91 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.