Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/537 E. , 2025/16274 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1173 E., 2024/2669 K. SUÇLAR : Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/537 E. , 2025/16274 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1173 E., 2024/2669 K. SUÇLAR : Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ise temyiz isteminin her iki suçtan kurulan hükümleri de kapsadığı belirlenerek yapılan incelemede; I- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.09.2024 tarihli ve 2024/1173 Esas, 2024/2669 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, Alanya Çocuk Mahkemesinin, 21.02.2024 tarihli ve 2023/182 Esas, 2024/52 Karar sayılı kararı ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1, 31/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca kurulan 2 yıl 8 ay hapis ve 1.320,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin, mahkemenin gerekçeli kararına bakıldığında müvekkilinin ceza almasını gerektirecek, her türlü şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığı halde, sadece soyut değerlendirmeler yapılarak müvekkiline mahkûmiyet kararı verildiğine, yerel mahkemenin müvekkili lehine hükümleri değerlendirmediğine, indirim nedenlerinin dikkate alınmadığına, müvekkilinin ekonomik olarak zor durumda oluşu ve yaş küçüklüğü de dikkate alınarak, yeniden topluma kazandırılması için cezasının hakkaniyet ölçüsünde olması gerektiğine, mahkûmiyet hükmü verilebilmesi için kişi üzerine isnat edilen suçun sabit olması gerektiğine, ceza muhakemesinde, yan kanıtlarla doğrulanmayan, oluşa ve maddi gerçeğe uygun düşmeyen, bilimsel kanıtlarla uyuşmayan soyut ikrara dayanılarak mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, hırsızlık suçunu kimin işlediğinin belli olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin, müdafisi olduğu suça sürüklenen çocuk ... lehine hem yerel mahkemede hem de sayın istinaf makamınca indirim nedenlerinin uygulanmadığına, verilen kararın yaşı küçük olan müvekkilinin mağduriyetine neden olacağına, kararının eksik inceleme sonucu alındığına, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlemediğinden beraat etmesi gerektiğine, nitelikli hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesi olduğuna, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olayların ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocukların spor salonunun soyunma odasında bulunan askılığa asılmış vaziyetteki iki ayrı ceketten ve aynı odadaki bank üzerine bırakılmış iki ayrı çantadan suça konu eşyaları çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda, ceketlerin ve çantaların farklı kişilerin kullanımında olduğunu bilebilecek durumda olan suça sürüklenen çocukların, her bir katılana ve şikâyetçiye karşı işledikleri hırsızlık suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları yerine 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayinleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Alanya Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İki suça sürüklenen çocuğun, spor salonu soyunma odasındaki askıda asılı iki ayrı ceket ile bank üzerindeki iki ayrı çantadan eşya çaldığı olayda, hem hırsızlık hem banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından hüküm kurulmuş, istinaf esastan reddedilmiştir.
Hukuki İlke: Beş yıl veya daha az hapis içeren kart suçundan verilen istinaf esastan ret kararı temyize kapalıdır. Farklı kişilerin kullanımında olduğu bilinen ceket ve çantalardan yapılan hırsızlıkta her mağdura karşı ayrı suç oluşur ve zincirleme suç hükümleri uygulanamaz; ancak aleyhe temyiz yoksa bu eksik ceza bozma nedeni yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Ret ve onama; kart suçuna ilişkin temyiz reddedilmiş, hırsızlıkta zincirleme uygulaması nedeniyle oluşan eksik ceza aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılmayarak hükümler onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Ayrı mağdurlara ait eşyaların çalınmasında sanık lehine olan zincirleme suç uygulamasının aleyhe temyiz olmadan bozulamayacağı bilinerek, katılan tarafın temyiz etmediği dosyalarda bu lehe uygulama korunur.