Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/5393 E. , 2025/10091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2556 E., 2018/2163 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/5393 E. , 2025/10091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2556 E., 2018/2163 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. Maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin yargılaması ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuk ..'ın, sanıklara suç isnad ederek sorumluluğu paylaşabileceğini düşündüğüne, sanık ve tanık beyanlarına göre olayın oluş şekliyle ilgili net bir bilgi bulunmadığına, dosyada suça sürüklenen çocuk ..'ın beyanları haricinde müvekkili aleyhine kesin ve her türlü şüpheden uzak bir delil olmadığına, ceza muhakemesinin en önemli ilkelerinden biri olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi göz önünde bulundurularak müvekkili sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmaması gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkemenin çelişkili ifadelere dayanarak ceza verdiğine, soyut iddia dışında suçun işlendiğine dair delil ve emare bulunmadığına, müvekkili sanığın aşamalarda atılı suçla bir alakasının olmadığını beyan etmesine rağmen ve tanıkların ifadelerinde de bu husus böyle geçmekte iken mahkemenin gerekçesiz şekilde ceza verdiğine, dolayısıyla kararın bozulması gerektiğine; sanık ...'in temyiz isteminin savunmalarında da belirttiği üzere ...'ın geldiği araca çalıntı olduğunu bilmeden bindiğine, üzerine atılı suçu işlemediğine, dosyada somut delil de bulunmadığına, sabıkalı olduğu için hakkında cezaya hükmedildiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak, Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2014 tarihli ve 2014/597 Esas, 2014/488 Karar sayılı ilamında, birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303/1. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2014 tarihli ve 2014/597 Esas, 2014/488 Karar sayılı ilâmındaki hırsızlık suçundan verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının, tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.