İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/5490 Karar: 2025/12115 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/5490 K.2025/12115

2. Ceza Dairesi 2025/5490 E. , 2025/12115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/714 E., 2024/798 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Hükümlü hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanu

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/5490 E. , 2025/12115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/714 E., 2024/798 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Hükümlü hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanu

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/5490 E. , 2025/12115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/714 E., 2024/798 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Hükümlü hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dairemizin, 05.03.2024 tarihli ve 2023/18247 Esas, 2024/3688 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Kanun'un 492/1. maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; hükümlünün suç tarihinde gece sayılan zaman diliminde şikâyetçinin ikametine girip şikâyetçinin beyanına göre toplam 200.000,000 TL değerindeki para ve cep telefonunu çalması şeklinde gerçekleşen somut olayda, hükümlünün eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanun'un 116/1-4. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu da oluşturduğu gözetilerek ve bu suç yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı Kanun'un 492/1, 81/2. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143 ve 116/4. maddeleri uyarınca verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı hâlde hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi uygulanarak ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan uygulama yapılması gerektiği de dikkate alınmayarak yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla