Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/5672 E. , 2025/8844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1420 E., 2023/1303 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/5672 E. , 2025/8844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1420 E., 2023/1303 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/37345 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/9634 esas, 2021/3097 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Sanığın, 30.02.2019 tarihli duruşmada müştekinin zararını karşılamak istediğini beyan etmesi karşısında; mahkemece, aynı celse mahkumiyetine karar verilerek, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre ve imkan verilmeden hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeni ile anılan hususa yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş olduğundan kabulü..5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmasına..." şeklindeki açıklamalar ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Etkin Pişmanlık" başlıklı 168. maddesinde yer alan, " (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (Mülga ibare :02/07/2012-6352 S.K./84.md.) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir...(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Sanığın 17/07/2023 tarihli alınan savunmasında oluşan zararı gidermek istediğini açıkça beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Müştekinin katılma talebi hakkında karar verilmemesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1-Oluşa ve dosya içeriğine göre; şikâyetçiye ait park hâlindeki tırın yakıt deposundan, yanında getirdiği bidonlara çekme hortumu vasıtasıyla gece vakti mazot doldurup çeken ve şikâyetçinin beyanına göre toplam 400 litre mazotu bu şekilde çalan hükümlünün, olay günü sabah saatlerinde şikâyetçi ve şikâyetçinin kardeşinin evine gelip mazot dolu bidonları taşıdığını gösteren kamera kaydını kendisine izletmeleri üzerine ikametine yakın bir araziye taşıdığı içi mazot dolu 3 bidonu rızasıyla teslim ederek kısmi iadeyi sağladığı, ancak suça konu içi mazot dolu bidonlardan bir tanesinin ise olayın hemen akabinde şikâyetçi ve kardeşi tarafından yerdeki mazot izleri takip edilerek olay yerine 100 metre mesafede sokak başında bulunduğu olayda; hükümlü karar celsesinde zararı karşılamak istediğini belirtmiş ise de, kalan tüm zarar hükümlü tarafından karşılansa dahi, bunun yine kısmi bir zarar giderimi olacağı ve şikâyetçinin kısmi iade sebebiyle hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunmadığını beyan ettiği, buna göre hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı belirlendiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma; kesinleşmiş hâkimlik veya mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Bu yasa yolu ile kanunların aynı (tek) biçimde uygulanması, Yargıtay/İstinaf denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık hâlleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usûl hatalarından ibarettir. Bu açıklamalar ışığında, şikâyetçinin katılma talebi hakkında karar verilmemesi sebebiyle hükmün kanun yararına bozulmasına yönelik 2 No.lu kanun yararına bozma istemi incelendiğinde; şikâyetçinin katılma talebi hususunda bir karar verilmemiş olması bir usûl hatası olsa da; gerekçeli karar kendisine tebliğ edilen şikâyetçi vekilinin hükme yönelik bir istinaf talebinde bulunmaması da nazara alındığında, esasa etkili olmayan usûl hatası olarak kabulü gereken bu husustan dolayı kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2. No.lu kanun yararına bozma isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.