Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/5674 E. , 2025/10911 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/454 E., 2020/82 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozu
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/5674 E. , 2025/10911 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/454 E., 2020/82 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/37485 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-Dosya kapsamına göre, olay tarihinde katılanı arayan kişinin kendisini bankacı olarak tanıttığının, katılanın kredi kartında biriken paranın hesabına aktarılacağını bildirerek katılanın iradesini sakatladığının ve şifreyi aldığının, sanığın da başka kişi ya da kişilerle birlikte hareket ederek katılandan hileli söz ve davranışlarla alınmış bilgileri kullanarak katılana ait hesaptan kendisine ait hesaba 1.600,00 Türk lirası havale işlemi gerçekleştirdiğinin kabul edildiği olayda; sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde düzenlenen "Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulmasında, 2-Katılanın hesabından hükümlünün hesabına aktarılan suça konu paraya banka tarafından bloke konulup, katılanın hesabına iadesinin yapıldığının anlaşılması karşısında, hükümlünün etkin pişmanlık göstermemesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanmasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Dosya kapsamına göre, olay tarihinde katılanı arayan kişinin kendisini bankacı olarak tanıttığının, katılanın kredi kartında biriken paranın hesabına aktarılacağını bildirerek katılanın iradesini sakatladığının ve şifreyi aldığının, hükümlünün de başka kişi ya da kişilerle birlikte hareket ederek katılandan hileli söz ve davranışlarla alınmış bilgileri kullanarak katılana ait hesaptan kendisine ait hesaba 1.600,00 Türk lirası havale işlemi gerçekleştirdiğinin kabul edildiği olayda; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-e maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Katılanın hesabından hükümlünün hesabına aktarılan suça konu paraya banka tarafından bloke konulup, katılanın hesabına iadesinin yapıldığının anlaşılması karşısında, hükümlünün etkin pişmanlık göstermemesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması, Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, (1) numaralı kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2019/454 Esas, 2020/82 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.